More

    MARKET VE DEPO EMEKÇİLERİ TÜKENİYOR: GÖRÜNMEYEN SÖMÜRÜYE KARŞI ONURLU DİRENİŞ

    Market zincirlerinde ve depolarda çalışan emekçilerin sorunları her geçen gün daha da derinleşiyor. Artan iş yükü, bilinçli şekilde azaltılan personel sayısı, uzayan mesailer ve ağır çalışma koşulları, market ve depo işçilerini tükenme noktasına sürüklüyor.

    “DEPODA TER, KASADA EMEK: HAKLARIMIZ GASP EDİLEMEZ!”

    Zincir marketlerin depolarında çalışan işçiler, bu sömürünün en ağır ve en görünmeyen yüzünü yaşıyor. Ağır yükler, zaman baskısı, performans dayatmaları ve sistematik mobbing, depolarda sıradan bir çalışma düzeni haline getirilmiş durumda.

    “MOBBINGE, SÖMÜRÜYE, GÜVENCESİZLİĞE KARŞI OMUZ OMUZA!”

    Bu koşullar altında çalışan işçiler, hak ettikleri ücreti alamıyor. Fazla mesailer ya eksik ödeniyor ya da tamamen gasp ediliyor. Primler keyfi biçimde kesiliyor, emeğin karşılığı yok sayılıyor. Evlerine yalnızca bir lokma ekmek götürmek isteyen market ve depo işçileri, günün sonunda sadece bedensel değil, ruhsal olarak da tükenmiş halde evlerine dönüyor.

    “MARKETLER BİZİMLE AYAKTA, HAKLARIMIZI İSTİYORUZ!”

    Birçok işçi bu ağır koşullar nedeniyle hastalanıyor; kaygı bozuklukları yaşıyor, psikolojik çöküntüye sürükleniyor. Bu düzen sürdürülemez. Çünkü açık gerçek şudur:

    “Emeğin gücü, örgütlü mücadeledir!”

    İşte bu tablo karşısında, sendikalı ve örgütlü mücadele yürüten Migros depo işçileri, ağır ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı Türkiye genelinde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Bu eylem, anlık bir tepki değil; yıllardır biriken baskının, adaletsizliğin ve sömürünün doğal bir sonucudur.

    BİRLİK OLMADAN KURTULUŞ YOK!

    Migros işçilerinin verdiği bu mücadele, yalnızca kendi hakları için değil, tüm market ve depo emekçileri adına yürütülen onurlu bir direniştir.

    “Sendika haktır, engellenemez!”

    Market zincirlerinde çalışan tüm emekçiler için artık net bir gerçek vardır: Dağınık bırakılan, yalnızlaştırılan işçiler değil; birlik içinde hareket eden, örgütlü emekçiler kazanır.

    İŞÇİLERİN YILI OLACAK, BAŞKA YOLU YOK!

    Zor şartlar altında çalışan market ve depo işçilerinin koşulları her geçen gün ağırlaştırılırken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini yerine getirmelidir. Denetimler artırılmalı, işçi sağlığı ve iş güvenliği ihlallerine karşı caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Denetimsizlik patronları cesaretlendirirken, bedelini işçiler yoksullukla ve tükenmişlikle ödemektedir.

    Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir hak kendiliğinden verilmez. İşçiler, birlik içinde, sendikalı ve örgütlü bir şekilde haklarını savunmadıkça bu düzen değişmez. Rafları dolduran, depolarda siparişleri yetiştiren, bu sistemi ayakta tutan emekçilerdir.

    Emeğin olduğu yerde mücadele vardır; mücadelenin olduğu yerde umut vardır.

    Yazılar

    Yazılar