Eğri oturup doğru konuşalım. Türk romanının, genel olarak, bir değer ve anlam yitimi ve dokusal bozulum yaşamaya devam ettiğini, vasatlık ve sıradanlığın kısır, yavanlık çemberinden kurtulamadığı gerçeğini kim yadsıyabilir? Şimdi bu yaşadığımız kirlenme ve yozlaşma tablosunun kaynağında, hayata ve geleceğe ilişkin umut ve ideal yitiminin çok büyük bir payı yok mu? Yüce ideallere bağlanmadan, ona ulaşma tutkusu ve yaratıcılığı olmadan büyük sanat yapıtları üretilebilir...
Önceki bölümle ilgili bir okur dostumun, “endazeyi şaşırdığım”, kötü romanı çöpe atarken “Türk edebiyatının bütününü çöpe attığım” eleştirisini yaptı. Yazı, alında bu eleştirilere bazı önemli yanıtlar içerse de, demek ki doyurucu olamamış. Bazı noktalardan eksikliğin ben de farkındaydım. Çünkü bu noktalara ilişkin, eğilimini kimi tipik temsilcisi yazarlara değinerek daha somutlaştırıcı eleştirilerimi ikinci bölüme bırakmıştım.
Egemen medyanın, toplumsallık karşıtlığını, bireyciliğ öne çıkarıp parlattığı edebiyat dünyasında hâlâ...
Bu son savaşta bütün olgular gösterdi ki, İran'ın ABD/İsrail'e karşı savaşı sadece kendi ulusu ve vatanı için bir savaş değildir. Onun ulusal egemenlik, güvenlik...
Türk solunda kuramsal bilgi düzeyi geriledikçe, hazır ezberleri, şablonları tekrar eden eğilim beklenenden de hızlı yükseliyor ve etkili oluyor. 60'lardan bu yana adım adım...
Türk köylüsünün, Türk halkının devrimci enerjisini harekete geçirmenin biricik yolu, Gökalp ve Seyfettin'in Genç Kalemler'de, Akçura, Yurdakül ve Hüseyinzade Ali'lerin Türk Yurdu ve Türk...
Bugünkü devrim ve karşıdevrim etkenlerini çok yönlü dikkate aldığımızda, Türk Devriminin sadece ulusal, toplumsal, aydınlanmacı-bilimsel değil, aynı zamanda en az onlar kadar önemli, tarih...
Sol ve sağ çevrelerde çok tartışılan, solda mı, sağda mı olduğu bir türlü paylaşılamayan, bir entelektüel, aydın olarak Cemil Meriç üzerine çoktandır bir şeyler...
5) 68'li yıllardaki tartışmaları anımsayorum: Marksizmi, proleter devrimciliği yeni yeni öğrenmeye çalışan bizler, su katılmamış, püri pak, saf devrimci olma toyluğumuzla, tarih merdivenini bir...
“Irmağın denize doğru akması kaynağına bağlılığındandır” diye anlamı derin bir veciz söz vardır. Aslında tarihsel ve toplumsal gelişmenin bütün biçimleri, büyük bir ırmağın kaynağından...
Emperyalist Batı uygarlığının geri dönüşsüz bir çürüme ve çöküş yaşadığına ilişkin düşüncemize hâlâ kuşkuyla bakan okurlar için, işte çok daha çarpıcı, sarsıcı bir olay:...
Geçtiğimiz günlerde, çoğu TKP'li ve ona yakın sosyalist ve yurtsever aydınların imzasıyla, “Cumhuriyetçi aydınların” ortak açıklaması olarak “Ülkemizin uçurumdan yuvarlanmasına izin vermeyeceğiz” başlıklı bir...
Kimin omurgalı kimin omurgasız, kimin dünkü ilkeli, ideolojikduruşunda tutarlı olup olmadığını kestirmek pek kolay olmuyorgünümüzde. Dün, bu ırmak Karadeniz'e akıyor diyen, bugünAkdeniz'e akıyor diyebiliyor....
Önceki bölümle ilgili bir okur dostumun, “endazeyi şaşırdığım”, kötü romanı çöpe atarken “Türk edebiyatının bütününü çöpe attığım” eleştirisini yaptı. Yazı, alında bu eleştirilere bazı...
Eğri oturup doğru konuşalım. Türk romanının, genel olarak, bir değer ve anlam yitimi ve dokusal bozulum yaşamaya devam ettiğini, vasatlık ve sıradanlığın kısır, yavanlık...