SCP: Bu Çerçeve, Emperyalizme Bağımlı Mafya-Tarikat-Rant Diktatörlüğü Anayasasının Çerçevesidir

Sosyalist Cumhuriyet Partisi (SCP), “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” olarak adlandırılan ve TBMM’ye sunulan bölücü ve gerici “çerçeve yasa teklifi”ne ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin çözüm değil, “emperyalizme bağımlı Mafya-Tarikat-Rant Diktatörlüğü Anayasasının çerçevesi” olduğu belirtildi. Parti, AKP iktidarının “çözüm” ve “demokratikleşme” söylemleriyle anayasa taslağı hazırlarken, diğer yandan ülkenin temel sorunlarını derinleştiren politikaları sürdürdüğünü vurguladı. Açıklamada, “Bugün ‘barış’ diyenler; yarın İran direnişine karşı Amerikan jandarmalığı yapma peşindedirler. Bugün ‘demokrasi’ diyenler, Barrack’in ‘müşfik monarşi’sinin taşlarını döşemekte kendi ikballerinin önündeki engelleri kaldırmayı hedeflemektedirler. Aynı ‘demokrasi havarileri’, demokratik usullerle seçilmiş belediye başkanlarını zindanlara atmakta, parti yetkililerini ‘mutlak butlan’ darbesiyle görevden almaktadır. Bu hukuksuzluk, ana muhalefetin de dilinden düşürmediği, ‘piyasa demokrasisi’nin ürünüdür” ifadelerine yer verildi.

“Devrimci Bir Dönüşüm Gereklidir”

Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunların birkaç madde değişikliğiyle ya da “çerçeve yasa”nın usul tartışmalarıyla çözülecek basit teknik meseleler olmadığını belirten SCP, açıklamasına şöyle devam etti: “Ülkemizin temel sorunları emperyalizme bağımlılık, üretimi ve bağımsızlığı yok eden rant ekonomisi, milyonları açlığa ve güvencesizliğe mahkum eden sömürü düzeni ve ulusal egemenliği ortadan kaldıran, cumhuriyet devriminin kazanımlarını yok eden ve halkın siyasal karar süreçlerinden tamamen dışlanmasını hedefleyen egemen sınıflardır.”

Gerçek çözümün, bu düzene karşı koymak ve onu topyekûn değiştirmeyi hedeflemekle mümkün olacağına dikkat çeken Sosyalist Cumhuriyet Partisi, “Bize, Cumhuriyet çatısı altında tam bağımsız ve gerçekten demokratik hedefleri esas alacak köklü, devrimci bir dönüşüm gereklidir” dedi.

Gerçek Barış ve Kardeşliğin Çözümünü Açıkladı

SCP, Türkiye’de bugün gerçek barış ve kardeşliğin ancak tam bağımsızlık, laiklik ve cumhuriyet temelinde kurulabileceğini savundu. Açıklamada, Türkiye halkının kaderinin emperyalist Amerika ve onun siyonist taşeronlarının planlarına feda edilemeyeceği vurgulandı. Millet olma iradesinin, emperyalist güçlerin böl-yönet projeleriyle ortadan kaldırılmasının karşısında duracaklarını belirten SCP, ulusun birliği ve bağımsızlığının saray koridorlarında değil, fabrikalarda, tarlalarda, okul sıralarında ve yurt savunmasında Türkiye halkının omuz omuza vereceği örgütlü mücadeleyle sağlanacağını ifade etti. SCP, “Bu mücadele, ne emperyalist merkezlerin ne de yerli işbirlikçilerinin güdümünde olmayan, ‘Mustafa Kemal’in Askerleriyiz!’ diye haykıran milyonların ‘aklı hür, vicdanı hür, irfanı hür’ iradesiyle zafere ulaşacaktır” dedi.

SCP, Türkiye’nin İhtiyacı Olan Düzeni Sıraladı

Parti, Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan düzeni şu şekilde sıraladı: Emeğin ve üretimin önünü açan, rantı ve talanı bitiren kamucu bir ekonomi; NATO prangasının kırıldığı, yabancı üslerin kapatıldığı ve Lozan ile Montrö’nün kayıtsız şartsız savunulduğu tam bağımsız bir dış politika; mahallelerden işyerlerinden başlayarak halkın gerçek söz ve karar sahibi olduğu bir Cumhuriyet; işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve tüm halkın yurttaşlık bağıyla bir arada olduğu laik ve bilimsel bir düzen kurmaktır.

“Geleceği, Örgütlü Mücadele Belirleyecek”

SCP, Türkiye’nin geleceğini kapalı kapılar ardında “boş kağıda imza” atanların değil, halkın örgütlü mücadelesinin belirleyeceğine vurgu yaparak, açıklamasını şu sözlerle tamamlandı: “Sosyalist Cumhuriyet Partisi, emperyalizme ve onun içerdeki mafya-tarikat-rant taşeronlarına karşı Cumhuriyetin bağımsızlıkçı ve devrimci karakterini, ulus egemenliğini, laikliği, halkçı-kamucu ekonomiyi savunuyor. Türkiye’yi, ne Washington ne Brüksel ne de onların taşeronları kurtarabilir. Sorunların kaynağı zaten onlardır. Bizi kurtaracak olan yine bizim azim ve kararımız olacaktır. Çözüm; bağımlılıkta değil bağımsızlıktadır. Çözüm; rant düzeninde değil, halkçı ve devletçi düzendedir. Çözüm; saraylarda değil, halkın gerçek ve örgütlü iktidarındadır.”

Sosyal Medyada Paylaş

Yazılar

Yazılar