More

    EMEK BİRLİKTE KAZANILIR: BU YIL EMEKÇİNİN YILI OLSUN

    İşçi kardeşlerim; 1800’lü yıllarda işçiler, özellikle Amerika kıtasında, insanlık dışı koşullarda durmaksızın çalıştırıldı. Uzun çalışma saatleri, güvencesizlik ve düşük ücretler yüzünden binlerce işçi hayatını kaybetti. Bu sömürü düzenine karşı ayağa kalkan işçiler ise devletin ve sermayenin şiddetiyle bastırıldı; ayaklanmalarda birçok işçi katledildi. Bu kanlı süreçler, işçi sınıfının örgütlü mücadelesini doğurdu. İşçilerin haklarını savunmak için sendikalar kuruldu, grevler örgütlendi. 8 Mart’ta kadın işçiler, insanca çalışma koşulları ve eşit haklar talep ettikleri için grev yaptılar; bu yüzden yakılarak öldürüldüler. 1 Mayıs’ta işçilerin sekiz saatlik iş günü ve insanca yaşam talebiyle ayağa kalkması ise yine katliamlarla karşılandı. Faşizmin ve sermayenin askerleri binlerce işçiyi katletti.

    Ama bu bedeller boşa gitmedi. Bu mücadeleler sayesinde sendikalar söz ve yetki kazandı; işçiler haklarını, kazanımlarını söke söke aldı.

    Bugün ise dünya yoksullukla boğuşurken patron tayfası her geçen gün daha da zenginleşiyor. Dünyanın serveti bir avuç insanın elinde toplanırken, milyarlarca insan açlık, yoksulluk ve güvencesizlikle yaşam mücadelesi veriyor. Emekçiler geçinemiyor, zenginler ise sefalarını sürüyor.

    Bu adaletsiz düzeni gizlemek için dini bile kullanıyorlar. Yoksullara, “Tanrı bize zenginliği verdi, fakirliği sizi sınamak için verdi” diyorlar. Oysa açlığı ve yoksulluğu yaratan tanrı değil; insan eliyle kurulan bu sömürü düzenidir. Din, yoksulu susturmak ve kaderine razı etmek için bir araca dönüştürülmüştür.

    İşte tam da bu yüzden sömürü düzenine karşı işçilerin haklarını savunan sendikalar vardır. Bizi asgari ücrete mahkûm eden, sefalet içinde yaşamaya zorlayan bu düzene karşı durmanın tek yolu örgütlü mücadeledir. Sendikasız işçi yalnızdır, sendikalı işçi güçlüdür.

    Market çalışanları, depo çalışanları, mobilya fabrikalarında ve daha birçok fabrikada alın teri döken işçi kardeşlerim; gelin sendikalı olalım. Haklarımızı tek tek değil, birlikte mücadele ederek kazanalım. Bizi korkutmaya çalışan, patronun çıkarını savunan eli sopalı güvenlikçilere, baskı uygulayan ustabaşılara karşı omuz omuza duralım. Çünkü örgütlü işçiyi ne patron sindirebilir ne de baskı susturabilir.

    Sendikalı olmak bir suç değil; devletin bizlere tanıdığı anayasal bir haktır. Bu hakkı kullanmak, emeğimize ve onurumuza sahip çıkmaktır. Asgari ücrete, güvencesizliğe ve kölelik düzenine mahkûm değiliz.

    Bu yıl emekçinin yılı olsun.

    Haklarımızı kazandığımız, sömürüye boyun eğmediğimiz, mücadelemizi büyüttüğümüz yıl olsun.

    Sen varsan biz güçlüyüz.

    Biz birlikteysek bu düzen sarsılır.

    Emek birlikte kazanılır,

    haklar birlikte alınır.

    Birlik olursak kazanırız.

    Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!

    Yazılar

    Yazılar