Devletler, tıpkı canlılar ve olaylar gibi, değişen, değişmekten kaçınamayan örgütlerdir. Hem doğal süreçleri içinde, hem de çeşitli etkilerle değişir, dönüşürler. Bir devlet için tarihin bir noktasında yapılan tanımlar, bir süre sonra geçerli olmayacaktır. Yeniden bakmak, yeni gözlerle bakmak gerekecektir.
Hal böyle olunca “devlet”, dönemi ve nereden bakıldığına göre yanıtları farklı olabilendir.
Değişmeyen değişimdir, devletlerin yaşayan, değişen örgütler olduğudur.
Osmanlı devletinin başı ile sonu arasındaki zıtlıkları hatırlayalım.
Kuruluş yıllarındaki değerlerin birkaç on yıl sonra çöpe atıldığını, başlarken sakınılan yaklaşımların yıkılırken devletin temeli haline geldiğini hatırlayalım.
1920’den 2026’ya uzanan süreçte Cumhuriyet devleti de sayısız dalgalanmalar, değişimler yaşadı.
1920’de Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla başlayan Cumhuriyet devleti, Atatürk’ün sağlığında Cumhuriyet ve bağımsızlıkla amaçlanan yönde değişimler yaşadı.
Ancak daha Atatürk’ün hemen sonrasında başlayan, 1945 sonrasında ise saldırıya dönüşen tersi yöndeki değişimleri hatırlayalım.
Yasalar binlerce kez değişti.
Anayasalar değişti.
Devletin temel değerleri değişti.
KALICI DEĞERLER
Peki, yasalar, hatta anayasalar bile defalarca değişiyorsa, birkaç on yılda bir devleti idare edenler siviller ve apoletliler arasında yer değiştiriyorsa, dün düşman sayılan yabancı devletler bugün müttefik sayılıyorsa, bir anına bakarak değerlendirme yapmak bütün bir dönemi almada yetersiz hale geldiyse, bir devletin tarifinde kalıcı ölçüler yok mudur?
Vardır.
Yüzyıllara dayanan tarihsel devlet birikimi, dalgalanmalardan, sınıf savaşlarından, dış baskılardan süzülüp gelebilen büyük damarlardan biridir. “Devlet tecrübesi” diyorlar buna.
Geride kalan tarih boyunca o devle sayısız dış saldırılar, iç savaşlar yaşamıştır.
Farklı idare biçimleri uygulanmıştır.
Bir idarecinin yaptığını sonraki değiştirmiş, yıkmıştır.
Her defasında geride kalan, daha da deneyim kazanan tarihsel devlet birikimdir.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı sırasında gördük devlet birikimini.
Çin ve Rusya gibi kökleri binlerce yıla uzanan devletlerde görüyoruz.
Defalarca düşmesine, büyük yaralar almasına rağmen her defasında doğrulup kalkan Türk milletinin devlet birikiminde görüyoruz.
DEVLETİN BİRİKİMİ
Cumhuriyet döneminde bile sayısız değişim yaşanıyorsa, bu tarihsel birikimi nerelerde arayacağız?
Devlet örgütlenmesi, görünen önemli taşıyıcılardan biridir.
Türk Ordusu, diğer önemli taşıyıcılardan biridir.
Sınıflar arasındaki derin savaşa rağmen toplumun toplam bilinci ayrı bir göstergedir.
Bunlar kadar büyük başlıklardan biri olmasa da, devletin çeşitli organları ve mesleklerinde uygulanan “meslek yeminleri”, devletin uzuvlarının u meslekten ne anladığının göstergesi olan yeminler, birikiminin diğer göstergelerindendir.
YOK EDİLEN YEMİNLER
İrticanın gerici hamleleri, emperyalist odakların çürüten, dönüştüren saldırıları, palazlanan burjuvazinin halk demokrasisine taarruzları, devletin yapısında, sınıfların konumlarında, bürokraside önemli değişmeler, dalgalanmalar yarattı.
Bu dalgalanmalarda yasalar da ileri ya da geri yönde değişti.
Değişen bir şey de, devleti devlet yapan temel görevlerin tarifindeki değişmelerdi.
Hatta Köy Enstitülerinde olduğu gibi bazı hedeflerin, bası mesleklerin yok edilmesiydi.
Okullarda öğrencilerin topluca söylediği Andımız’ın okunmasının yasaklanması gibi, görevlerin içini boşatmak, yönlerini değiştirmek için saldırılardı.
Yok edilen yeminleri hatırlayalım;
KÖY ENSTİTÜLERİ YEMİNİ
“Köyü kalkındırmak,
köylüyü eğitmek,
cumhuriyetin temel ilkelerini köylere taşımak için;
köydeki kömür ocaklarını işletmeye,
yolları yapmaya,
okulları açmaya,
köylüye modern tarım tekniklerini öğretmeye,
sağlık işlerini yürütmeye,
köyün her türlü kalkınması için var gücümle çalışacağıma;
namusum, şerefim ve bütün varlığım üzerine and içerim.”
ANDIMIZ
Andımız, 2013 yılında AKP Genelgesi ile okullarda okutulması yasaklanmazdan önce ili defa da değişikliğe uğradı.
1933 yılında Atatürk’ün sağlığında söylenen Andımız;
“Türküm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,
yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir.
Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.”
1972 yılında yapılan değişiklik söylenen Andımız;
“Türküm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam, küçüklerimi korumak,
büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk:
açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Ne mutlu Türküm diyene.”
1997 yılında yeniden değişiklik yapıldı;
“Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem: küçüklerimi korumak,
büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!”
DEĞİŞEREK GELEN YEMİNLER
Kaldırılmayan, devam eden yeminler de, dalgalanmalarla orantılı olarak değişti zaman zaman…
Ancak sert dalgaların, hatta sistem değiştiren süreçlerin eseri olan bütün değişimlere rağmen meslek yeminleri, devlet denilen olgunun binyıllara dayanan birikimini yansıtıyordu.
Son halleriyle bu yeminlerin birkaçını buraya da aktarıyorum.
Birlikte dolaşalım tarihin derinlerinde.
CUMHURBAŞKANLIĞI YEMİNİ
“Cumhurbaşkanı sıfatıyla devletin varlığı ve bağımsızlığını,
vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü,
milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma,
Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye,
Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma,
milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma,
Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma
Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”
MİLLETVEKİLİ YEMİNİ
“Devletin varlığı ve bağımsızlığını,
vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü,
milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma;
hukukun üstünlüğüne,
demokratik ve laik Cumhuriyet’e ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma;
toplumun huzur ve refahı,
milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakattan ayrılmayacağıma;
büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”
DEVLET MEMURLARI YEMİNİ
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına,
Atatürk İnkılâp ve İlkelerine,
Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatla bağlı kalacağıma;
Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını
Milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma;
Türk Milletinin milli, ahlâki insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma;
insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, lâik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”
HEKİMLİK YEMİNİ
“Türk Tabipleri Birliği’nin de benimsediği Dünya Tabipler Birliği Cenevre Bildirgesi ekimlik Andı;
Hekimlik mesleğinin bir üyesi olarak;
Yaşamımı insanlığın hizmetine adayacağıma,
Hastamın sağlığına ve esenliğine her zaman öncelik vereceğime,
Hastamın özerkliğine ve onuruna saygı göstereceğime,
İnsan yaşamına en üst düzeyde saygı göstereceğime,
Görevimle hastam arasına; yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce, ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin girmesine izin vermeyeceğime,
Hastamın bana açtığı sırları, yaşamını yitirdikten sonra bile gizli tutacağıma,
Mesleğimi vicdanımla, onurumla ve iyi hekimlik ilkelerini gözeterek uygulayacağıma,
Hekimlik mesleğinin onurunu ve saygın geleneklerini bütün gücümle koruyup geliştireceğime,
Mesleğimi bana öğretenlere, meslektaşlarıma ve öğrencilerime hak ettikleri saygıyı ve minnettarlığı göstereceğime,
Tıbbi bilgimi hastaların yararı ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için paylaşacağıma, Hizmeti en yüksek düzeyde sunabilmek için kendi sağlığımı, esenliğimi ve mesleki yetkinliğimi korumaya dikkat edeceğime,
Tehdit ediliyor olsam bile, tıbbi bilgimi, insan haklarını ve bireysel özgürlükleri çiğnemek için kullanmayacağıma, Kararlılıkla, özgürce ve onurum üzerine,
Ant içerim”
VETERİNER HEKİM YEMİNİ
“Veteriner Hekimliği mesleğinin üyeleri arasına katıldığım şu andan başlayarak;
Yaşamımı insanlık yoluna adayacağıma;
Meslek sahibi olmamda emeği geçenlere saygı ve minnettarlığımı koruyacağıma;
Sanatımı doğrulukla yapacağıma, mesleğimi onurlandıracağıma;
Mesleğimin dünya çapında geliştirilmesini hedefleyeceğime; bu amaçla meslektaşlarımla tam bir anlayış ve işbirliği içinde çalışacağıma;
Hayvan ve insan sağlığına çağdaş anlamda bir hizmet sunmayı ilke edineceğime;
İnsan ve hayvanların ortak malı olan çevrenin korunması ve olanaklarından tüm canlıların yararlanması için çaba harcayacağıma;
Hasta sahiplerinin duygu ve düşüncelerine saygı duyacağıma; sosyal, siyasal ve dinsel farklılık gözetmeksizin, mesleki bilgimin gereğini yapacağıma;
Sanatımı uygularken öğreneceğim sırları asla açıklamayacağıma;
Bilimsel yöntemlerden sapmadan; deontolojik kurallara uyarak ve etik ilkeleri gözeterek tedavi ve araştırma yapacağıma;
İnsanlığın Değerleri,
Bilimin Gerçeği Ve Mesleğimin Onuru Önünde
Şerefim Üzerine And İçerim.”
ECZACILIK YEMİNİ
“Eczacılık mesleği üyeleri arasına katıldığım bu andan itibaren
Hayatımı insanlık hizmetine adayacağıma
İnsan hayatına mutlak surette saygı göstereceğime
Bilimsel kanıta dayalı bilgilerimi insanlık yararına kullanacağıma
Mesleğim dolayısıyla öğrendiğim sırları saklayacağıma
Hocalarıma ve meslektaşlarıma saygı göstereceğime
Din, milliyet, ırk, cinsiyet, kültür ve politik görüş farklarının vazifemle vicdanım arasına girmesine izin vermeyeceğime
Sağlık çalışanları ile güven ilişkisi ve etik işbirliği içinde çalışacağıma
Mesleğimin gelecekteki üyelerinin yetiştirilmesine katkıda bulunacağıma
İnsanlığa daha iyi hizmet edebilmek için mesleki bilgilerimi sürekli güncelleyeceğime
Mesleğimi dürüstlük ve şerefle yapacağıma
Namusum ve vicdanım üzerine and içerim.”
HEMŞİRELİK YEMİNİ
“Yüklenmiş olduğum sorumlulukların bilincinde geliştirdiğim anlayış ve becerilerimle
herhangi bir ırk, inanç, renk, siyasal veya sosyal durum ayrımı gözetmeksizin hastalarıma bakacağıma,
hayatı korumak,
ıstırabı hafifletmek,
sağlığı yüceltmek için gerekecek her türlü çabayı göstereceğime,
Bakımım altındaki hastaların bütün değer ve dini inançlarına saygı duyacağıma,
bana bireylerle ilgili olarak verilen tüm bilgileri saklayacağıma,
hayatı ya da sağlığı tehdit edebilecek her türlü girişimden sakınacağıma,
Mesleki bilgi ve becerilerimi en üst düzeyde tutmaya çalışacağıma,
sağlık ekibinin bütün üyeleri ile işbirliği yapacağıma ve onları destekleyeceğime,
Bunların tümünü yaparken, uluslar arası hemşirelik ahlak yasasını onurunu korumak için gerekecek bütün çabaları sarf edeceğime ve hemşireliğin bütünlüğünü koruyacağıma
AND İÇERİM.”
EBELİK YEMİNİ
“Yaşamın temel değer olduğunun bilinciyle
İnsanlığın yararına her türlü girişimi destekleyeceğime,
Bireye kendi sağlığı için sorumluluk kazandıracağıma
Anne, yenidoğan, aile ve toplum sağlığının geliştirilmesi, korunması, tedavi ve rehabilitasyonunda
Dil, din, renk ve ırk ayırmaksızın en iyi bakımı sunacağıma,
Yaşam boyu öğrenmeyi hedefleyerek hizmetin kalitesini arttıracağıma,
Meslektaşlarımı, ekip üyelerini ve bireyleri mesleki rollerim içinde destekleyeceğime ve işbirliği yapacağıma,
Ebelik mesleğinin onurunu korumak için mesleki yasal ve etik ilkelere bağlı kalacağıma
And içerim.”
YEMİNLİ MALÎ MÜŞAVİRLİK YEMİNİ
Yeminli mali müşavirler,Asliye Ticaret Mahkemesi huzurunda aşağıda şu şekilde yemin ederler.
“Yeminli malî müşavirlik mesleğinin bir kamu hizmeti olduğunu bilerek,
Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına,
meslekî kurallara ve meslek ahlakına uyacağıma,
mesleğimi tam bir bağımsızlık, tarafsızlık ve dürüstlükle yerine getireceğime,
üzerime aldığım işleri dikkat ve özenle yapacağıma,
namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”
AVUKATLIK YEMİNİ
“Hukuka,
ahlaka,
mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağıma
namusum ve vicdanım üzerine andiçerim.”
ASKERLİK YEMİNİ
“Barışta ve savaşta,
karada, denizde ve havada
her zaman ve her yerde
milletime ve cumhuriyetime
doğruluk ve muhabbetle hizmet,
kanunlara ve nizamlara ve amirlerime
itaat edeceğime ve askerliğin namusunu,
Türk sancağının şanını canımdan aziz bilip
icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda
seve seve hayatımı feda eyleyeceğime
namusum üzerine and içerim.”
HARBİYELİ ŞEREF YEMİNİ
“Şeref, namusum;
dürüstlük, karakterim;
sevgi, insanlığım;
vazife, amacım;
vatan, her şeyimdir;
Bu sözlerime hayatım boyunca bağlı kalacağıma,
harbiyeli olarak teminat verir,
asil Türk milletinin huzurunda and içerim.”
POLİSLİK YEMİNİ
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına,
Atatürk İlke ve İnkılaplarına,
Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma;
Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde,
tarafsız, adil, dürüst ve özenle uygulayacağıma;
insan haklarına saygılı,
devletin çıkarlarını her şeyin üstünde tutarak görevimi en iyi şekilde yapacağıma;
namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”
HAKİMLİK VE SAVCILIK YEMİNİ
“Görevimi adalete bağlı kalarak,
bilim ve fenne uygun olarak,
tarafsızlıkla yerine getireceğime,
namusum ve vicdanım üzerine yemin ederim.”
ANAYASA MAHKEMESİ ÜYESİ YEMİN METNİ
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına,
hukukun üstünlüğüne,
demokrasiye,
Atatürk ilke ve inkılaplarına ve lâik cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma;
Adalet ilkelerinden ayrılmayarak,
herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ödün vermeyeceğime;
Anayasa Mahkemesi üyeliği görevimi;
tarafsızlık, doğruluk ve dürüstlük içinde,
namus ve şerefim üzerine andiçerim.”
Yazarın Son Yazıları
- Devlet Tanımı ve Meslek Yeminleri
- İran – ABD/İsrail Savaşı Nelere Yol Açtı?
- “DİKTATÖRLÜK” SAKIZI
- Belediyelerde Yolsuzluk Nasıl Başladı?
- Nazi’lerden CIA ve Mossad’a
- Haberde Gösteri Zamanı
- Tekstil ve Giyim Sektörü Can Çekişiyor
- ‘Köprü ve Otoyol Satışı Özelleştirme Değildir’ Diyenlere Yanıt
- Dünden Bugüne Mehmet Bedri Gültekin
- Emperyalizmin Son Evresi; Epstein mi, CIA mı?