Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve vatansever öğrencilerin oluşturduğu “Üniversiteli Cumhuriyetçiler” topluluğu, dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında 1. TBMM binası önünde bir araya geldi. Öğrenciler, “Her Şeyi Kendimizden Bekleriz” ve “Egemenlik Bizimdir” yazılı pankartların yanı sıra; “Düşünce Suç Değil, Baskı Meşru Değil”, “Egemenlik Bizim, Memleket Bizim”, “Köprülerimiz Değil, Egemenlik Satılıyor” ve “Vatan, Emek, Cumhuriyet” ifadelerinin yer aldığı dövizler taşıdı. Topluluk, Ulus Meydanı’nda okullarda okutulması yasaklanan Andımızı da hep bir ağızdan okudu.
‘BİR ÇIĞ GİBİ BÜYÜYEREK YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ’
Burada konuşan Üniversiteli Cumhuriyetçiler Genel Koordinatörü Kıvanç Tuna, hareketin kuruluş sürecine değindi. “Üniversiteli Cumhuriyetçiler olarak hareketimizin başlangıcından bu yana geçen bu üç ayda Atatürkçü, cumhuriyetçi ve vatansever gençleri bir araya getirme mücadelemizi sürdürüyoruz” diyen Kıvanç Tuna, “4 Ocak’tan bu yana bize katılan arkadaşlarımızla beraber bugün burada yerimizi aldık. Üniversiteli Cumhuriyetçiler, içinde bulunduğumuz bu zor günlere sıra arkadaşlarımızın verdiği haklı tepkiler sonucunda kuruldu ve kuruluş sürecine devam etmektedir. Bizler bu mücadeleyi eylem içinde yarattık, meydanlarda yapılan yürüyüşlerden tutun dergilerde, gazetelerde yazdığımız yazılarla yarattık. İşte bugün burada, eylem içinde mücadelemizi yaratmaya devam ediyoruz. İnanıyorum ki bundan sonra bir çığ gibi büyüyerek yolumuza devam edeceğiz!’’ ifadelerini kullandı.
‘SUSMAYI, BOYUN EĞMEYİ REDDEDİYORUZ!’
Yürüyüşe katılan kurumlardan Sosyalist Cumhuriyet Gençliği Genel Sekreteri Mete Utku Kılıç da konuşmasında gençliğin güncel sorunlarına dikkat çekti. “Biz bu ülkenin gençliği olarak yalnızca iş, yalnızca ekmek istemiyoruz. Biz onurlu bir yaşam istiyoruz! Biz eşitlik istiyoruz!” sözleriyle konuşmasına başlayan Mete Utku Kılıç, “Bugün Türkiye’de milletin değil, torpilin egemen olduğu bir düzen kurulmuştur. Paranın, ayrıcalığın, bağlantıların, Ankara’daki ‘dayılar’ın belirlediği bir düzen! Gençliğe biçilen rol açıktır: Susmak, boyun eğmek, kabullenmek, işsiz kalmak, yoksullukla yaşamak. Ama biz bu rolü en gür sesimizle reddediyoruz!” sözleriyle kararlılıklarını vurguladı. Konuşmasında her bir yandan saldırı altında olduğumuzu belirten Mete Utku Kılıç, sözlerine şöyle devam etti: “Egemenliğimiz değil köprülerimiz satılırken sessiz kalamayız. Akbelen Ormanları talan edilirken susamayız. Giresun’un toprakları maden sahalarına çevrilirken bekleyemeyiz! Bu bayramın adı Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ancak daha birkaç gün önce, çocuklarımız katledildi. Öğretmenlerimiz katledildi. Görevini yapması gerekenler görevini yapmıyor. Sokakta, hastanede, okulda şiddet her yerde! Sistem, bu bozuk düzen insanı insana kırdırtıyor ve pişkince gülüyor. Çünkü biliyorlar ki bizim yürüdüğümüz sokaklarda yürümüyor, bizim gittiğimiz hastanelere gitmiyor, çocuklarını bizim gittiğimiz okullara göndermiyorlar.”
‘MESEM’LERDE CAN VEREN KARDEŞLERİMİZ İÇİN YÜRÜMEYE GELDİK’
Sakarya Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu Başkanı Erdem Engin de yaptığı konuşmada, çocuk işçiliği ve gençliğin yaşadığı sorunlara değindi. “Biz bugün buraya sadece bayram kutlamaya gelmedik; okulda, sokakta, işte, ‘eğitim’ adı altında MESEM’lerde can veren kardeşlerimiz için, arkadaşlarımız için yürümeye geldik!” diyen Erdem Ergin, “Bizim mücadelemiz; çocukların fabrikalarda can vermediği, sokaklarda korkmadan oynayabildiği, okuluna korkmadan gittiği bir Türkiye mücadelesidir. Bu karanlığın karşısında sarsılmaz bir barikat gibi biz varız, Türk gençliği var” dedi.
Öğrenciler, konuşmaların ardından “Egemenlik Bizimdir” sloganıyla Anıtkabir’e yürüdü.



Son Haberler ve Köşe Yazıları
- Üniversiteli Cumhuriyetçiler’den “Egemenlik Bizimdir” Yürüyüşü
- Soykırım Meselesi
- Çocukların Cumhuriyeti
- Nihal Atsız’ın Ümmetçilikle ve Nurculukla Mücadelesi
- Eleştiri Gelecek Zamana Rota Verir
- Ulusal Egemenlik ve “Hamaset”
- Sağcılık – Solculuk Kavgasında Kuran-ı Kerim’i Kullanma Çabaları
- Üniversiteli Cumhuriyetçiler 23 Nisan Yürüyüşüne Çağırdı
- Egemenlik Bizim Memleket Bizim!
- Bakanlık Önünde Açlık Grevi: Çok Bağırdık, Artık Susuyoruz!