More

    Bir Babanın Sessiz Mücadelesi 

    Şerif… 6 yıllık evli, 4 yaşında bir çocuk babası. Hayat onun için hiçbir zaman kolay olmadı. Yoksulluğu çocuk yaşta tanıdı, zorluklarla büyüdü ama hiçbir zaman pes etmedi. Tek hayali, ailesine huzurlu bir yuva kurabilmekti.

    Eşiyle birlikte yıllarca çalıştılar. Bir ev sahibi olabilmek için kredi borcunun altına girdiler. İkisi de çalışıyor, çocuklarına ise kaynanası bakıyordu. Kirada yaşıyorlardı ama umutları vardı. Evdeki yükün büyük kısmını eşi üstlenmişti.

    SESSİZCE KATLANILAN ZORLUKLAR

    Şerif her gün işine gidiyordu; yorgun ama umutluydu. İş yerinde mobbing ve baskı olmasına rağmen sesini çıkarmıyordu. Çünkü kaybedecek bir işi yoktu, çünkü ailesi vardı.

    Zamanla yükler daha da ağırlaştı. Şerif artık sadece borçlarla değil, sağlık sorunlarıyla da mücadele ediyordu. Her gün acılar içinde uyanıyor, ağrılarla işine gidiyordu. Dinlenmesi, tedavi olması gerekiyordu ama çalışmak zorundaydı.

    MAAŞLAR YATMADI

    Maaşlar gecikmeye başladı. Banka borçları birikti, faizler büyüdü. Ve bir gün geldi… Maaşlar hiç yatmadı. Günler geçti, bekledi ama değişen bir şey olmadı.

    Evde para kalmadı. Eşinin de gücü tükendi. Şerif artık çocuğunu dışarı çıkaramaz hale geldi. Çocuğu bir şey istediğinde gözlerinin içine bakıp susmak zorunda kaldı. Bir baba için en ağır çaresizlik buydu.

    BU SADECE ŞERİF’İN HİKÂYESİ DEĞİL

    Bugün ülkemizde birçok iş yerinde benzer mağduriyetler yaşanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu işçilerin haklarını korumayı amaçlasa da, uygulamada işçiler bu haklara ulaşmakta büyük zorluk yaşamaktadır.

    İş yerlerinde maaşlar zamanında ödenmemekte, işçiler haklarını aramaktan çekinmekte ve patron temsilcileri tarafından sözlü mobbing uygulanmaktadır.

    DENETİM VE ADALET ŞART

    Bu durum artık görmezden gelinemez. Çalışma hayatında denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Hükümetin görevi; güçlü olanı değil, korunmaya muhtaç olanı korumaktır. Bu nedenle patronları koruyan değil, işçiyi, emeği ve alın terini koruyan yasalar düzenlenmelidir.

    SOMUT TALEPLER

    Büyük firmalarda denetimler artırılmalı, gerekli görülen iş yerlerine kamu denetçileri atanmalı, işçilerin maaş, prim, promosyon ve tüm özlük hakları güvence altına alınmalıdır. Maaşları geç ödeyen firmalara ağır yaptırımlar uygulanmalı, işçilerin grev kararı alma hakkı açıkça güvence altına alınmalıdır. İş yerlerinde maaş ödemeleri düzenli olarak kontrol edilmeli ve işçiyi mağdur eden hiçbir uygulamaya izin verilmemelidir.

    SON SÖZ

    Çünkü emek, sömürülecek bir değer değildir… Emek, hakkı teslim edilmesi gereken bir onurdur.

    İşçinin ürettiği değer, başkalarının kazancı değil; öncelikle o emeği veren insanların hakkıdır.

    İşçinin hakkı korunmalıdır.

    Emek sömürüsü son bulmalıdır.

    Alın teri gerçek sahibine verilmelidir.

    Yazılar

    Yazılar