Türkiye’nin yakın tarihi, sağ retoriğin iddia ettiği gibi bir "milli beka destanı" değil; Kemalist Cumhuriyet’in bağımsızlıkçı, devletçi ve aydınlanmacı barikatlarının Washington tezgâhlarında adım adım tasfiye edilişinin kanlı tutanağıdır. 1952’de NATO boyunduruğunun kabul edilmesiyle birlikte bu topraklar, emperyalist tekellerin ucuz işgücü deposu, Pentagon’un ise Avrasya ve Ortadoğu’daki ileri karakolu hâline getirildi.
Cumhuriyet’in halkçı omurgasını kıran yerli komprador burjuvazi, kendi sınıfsal iktidarını koruyabilmek için emperyalizmin en kirli...
Bu düzende utanç bile adaletsiz dağıtılıyor.
Pazarda çürükleri toplayan emekli utanıyor. Kasada parasının yetmediğini fark eden işçi utanıyor. Kirasını ödeyemeyen baba, çocuğuna harçlık veremeyen anne, açlıktan bayılan çocuk, ilaç almak için yakınından para isteyen yaşlı utanıyor.
Peki, onları bu hâle getirenler utanıyor mu?
Ankara’da emeklilerin hak arama eyleminde Ali Şekeroğlu, yaşamına son vermeden önce şu sözü söyledi:
“Bizi bu hâle getiren utansın.”
Elindeki dövizde ise:
“Para için değil, onurumuz için.”...
11 Şubat 2026’da yapılan kabine değişiklikleri, Türkiye’de hukuk devleti tartışmasını yeniden alevlendirdi. Adalet Bakanlığına eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise geçmişteki...
Türkiye’de bir kez daha “yeni anayasa” konuşuluyor. Ancak bu tartışmayı yalnızca hukuk tekniğine, maddelerin sırasına ya da metnin yaşına indirmek, asıl meseleyi perdelemek olur....