More

    İran’da Üst Düzey İsimler İçin Dev Tören

    Yüzbinler İnkılap Meydanı’nda

    Tahran, 18 Mart 2026 – İran’da, ABD-İsrail soykırımcı saldırılarında öldürülen üst düzey güvenlik yetkilileri ve uluslararası sularda batırılan fırkateynin mürettebatı için bugün başkent Tahran’da görkemli bir cenaze töreni düzenlendi.

    Yüzbinlerce İranlı, devrimin simge mekânlarından İnkılap Meydanı’nda toplanarak “şehitlere” son görevlerini yerine getiriyor.

    Törende, İsrail’in düzenlediği suikast sonucu hayatını kaybeden İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, Devrim Muhafızları’na bağlı Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani ile ABD Donanması tarafından Sri Lanka açıklarında uluslararası sularda batırılan IRIS Dena fırkateyninde ölen 84 denizcinin naaşları yer alıyor. Cenazeler, halkın yoğun katılımıyla omuzlarda taşınırken, meydanda “Kahrolsun Amerika”, “Kahrolsun İsrail” sloganları yükseliyor.

    Arakçi: İran Tek Adam Sistemi İle Yönetilmiyor

    Ali Laricani, uzun yıllardır İran’ın güvenlik yapılanmasında kilit roller üstlenmiş, özellikle nükleer müzakereler ve bölgesel diplomaside etkin bir isimdi. Oğlu Murteza Laricani ve üst düzey güvenlik yetkilisi Alirıza Beyat ile birlikte 17 Mart’ı 18 Mart’a bağlayan gece İsrail savaş uçaklarının Tahran’daki bir binayı vurması sonucu öldürüldü. Kremlin, suikastı “cinayet” olarak nitelerken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi “İran sistemi, tek adamlık sistemi değil” mesajıyla kurumların gücüne vurgu yaptı.

    Besic Güçleri Komutanı Gulam Rıza Süleymani ise İran’ın gönüllü halk direniş güçlerinin başında yer alıyordu. İsrail, daha önce de Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi 2020’de Bağdat’ta öldürmüştü. İki Süleymani’nin peş peşe hedef alınması Tahran’da “intikam” yeminlerini tazeledi.

    IRIS Dena Fırkateyni

    ABD Donanması’na ait bir denizaltı, 6 Mart 2026’da Hint Okyanusu’nda MILAN tatbikatından dönen İran fırkateyni IRIS Dena’yı Mark 48 torpidosuyla vurmuş, saldırıda en az 84 İranlı denizci hayatını kaybetmişti. Olay uluslararası hukukta büyük tartışma yaratırken, Washington “meşru müdafaa” iddiasında bulunmuş, Tahran ise “korsanlık” ve “savaş suçu” nitelemesi yapmıştı.

    Şehitlerin Kanı İran’ı Daha Da Güçlendiriyor”

    Tahran’ın dört bir yanından gelen kalabalıklar, siyah giysileri ve ellerindeki İran bayraklarıyla meydanı doldurdu. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar… Devlet televizyonu canlı yayında töreni aktarırken, spikerler “şehitlerin kanının İran’ı daha da güçlendireceği” vurgusunu yapıyor. Meydana dev ekranlar yerleştirilirken, Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve dinî marşlar yayınlanıyor.

    İranlı yetkililerin törende yapacağı konuşmalarda, ABD ve İsrail’e karşı misillemelerin süreceği mesajının verilmesi bekleniyor. Dini Lider Mücteba Hamaney’in cenaze namazını kıldırması veya bir mesaj göndermesi olasılığı yüksek.

    Uluslararası Yankılar

    Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Laricani suikastı “uluslararası hukukun ağır ihlali” olarak kınandı. Çin ise henüz resmî bir açıklama yapmadı. Bölge ülkelerinde ise sessizlik hâkim; yalnızca Lübnan Hizbullah’ı taziye mesajı yayınladı.

    Cenaze töreni, savaşın 31. gününde İran’ın moral motivasyonunun yüksek olduğu görülüyor . Uzmanlar, bu tür kitlesel törenlerin toplumsal dayanışmayı pekiştirdiğini ve olası iç huzursuzlukları bastırdığını belirtiyor.

    Savaşın Seyri

    ABD-İsrail ittifakı, 28 Şubat’ta İran’a karşı geniş çaplı askerî harekât başlatmış; nükleer tesisler, askerî üsler ve komuta kademeleri yoğun bombardımana tutulmuştu. İran ise misillemelerini Hürmüz Boğazı’ndaki tankerlere, Körfez’deki ABD üslerine ve İsrail şehirlerine füze ve insansız hava araçlarıyla sürdürüyor. Taraflar arasında doğrudan bir ateşkes henüz gündemde değil.

    Tahran’daki bugünkü cenaze töreni, savaşın insani bedelini bir kez daha gözler önüne sererken, İran’ın “aziz şehitler” söylemi etrafında kenetlenme kararlılığını da ortaya koyuyor.


    yarinlar.com.tr / Dış Haberler

    Yazılar

    Yazılar