More

    Bağımsızlık, Özgürlük, Adalet Emek İster!

    1 Mayıs, Emperyalizme, Mafya-Tarikat-Rant Ekonomisine Karşı Mücadeledir!
    Emekçinin Hak, Halkın Adalet Talebidir!

    İşçi sınıfının uluslararası dayanışma ve sermaye sömürüsüne karşı direniş günü 1 Mayıs kutlu olsun!
    Türkiye’de bu mücadele, neoliberal politikaların yarattığı eşitsizlikler, mafya-tarikat ağlarının ekonomiyi ele geçirmesi ve hukuk sistemindeki çürüme ile daha da keskinleşmiştir.
    Bugün işçi sınıfı, yalnızca ücret ve çalışma koşulları için değil, toplumsal adalet ve laik-demokratik bir düzen için de sokaklardadır.

    AKP iktidarı döneminde, kaynakların “hortumlanması”, yolsuzluk ve tarikatların devlet kurumlarına sızması, ekonomiyi mafyalaştırdı. Özelleştirmeler, taşeronlaşma ve kamu kaynaklarının şirketler aracılığıyla yağmalanması, işçi sınıfını güvencesizliğe iterken, rant ekonomisinden beslenen kesimler zenginleşti. Belediyelerin şirketleşmesiyle kaynaklar, tarikat ve çete bağlantılı gruplara aktarıldı .

    Yargının bağımsızlığını yitirmesi, siyasi iktidarın KHK’larla keyfi uygulamaları ve cezasızlık politikaları, toplumda derin bir adalet krizine yol açtı. 2013 Gezi Direnişi’nden Mart 2025’e uzanan süreçte, halkın adalet arayışı, işçi hareketiyle birleşerek kitlesel bir mücadele dinamiği yaratacaktır. Emekçiler olmadan halkın talepleri gerçekleşemez.

    Taşeron sisteminin yaygınlaşması, sendikasızlaştırma ve asgari ücretin açlık sınırının altında kalması, işçileri yoksulluğa mahkûm etti. Aynı zamanda, dini, siyasi vb. referanslarla şekillenen istihdam politikaları (tarikat bağlantılı işe alımlar), emekçileri ideolojik baskı altına aldı .

    Türkiye’de sermaye sınıfı, emperyalist tekeller ve yerli işbirlikçilerle birlikte, tarikatlar ve mafya yapılanmaları üzerinden toplumu denetim altına alıyor. İşçi sınıfı, bu yapılara karşı hem işyerlerinde hem de toplumsal alanda mücadele ediyor .

    Emek örgütleri :
    *Hukuk mücadelesini merkezine alan komiteler kurmalı ve yolsuzluk dosyalarını kamuoyuna taşımalı.
    *İşyerlerindeki dini, ideolojik ve cinsiyetçi baskılara karşı çalışmalar yürütmeli, raporlar hazırlanmalı, emek ve demokratik kitle örgütleri arasında dayanışma sağlanmalı.
    *Mafya ve tarikat yapılanmalarına karşı, Emekçilerin katılımıyla halk meclisleri kurulmalı. Bu meclisler, yerel kaynakların değerlendirmesini kontrol etmeli, kamuoyunu bilgilendirmeli ve rant ekonomisinin belini kırmalı .
    *İşçi sınıfı, Türkiye’nin birliğinden ve bağımsızlığından yana, cumhuriyetçi ve laik kesimlerle ittifak kurarak gericiliğe, bölücülüğe ve emperyalizme karşı ortak mücadele yürütmeli .
    *Filistin’den Kıbrıs’a, Yemen’den Latin Amerika’ya uzanan anti-emperyalist mücadele cephesiyle bağ kurmalı; Türkiye’deki işçi mücadelesi, küresel sermayenin sömürü mekanizmalarını, emperyalizmin planlarını teşhir etmeli ve mücadeleye öncülük etmelidir.

    Türkiye’de bugün 1 Mayıs, işçi sınıfının, yalnızca patronlara değil, mafya-tarikat-rant düzenine, adaletsizliğe ve emperyalizme karşı da isyanının simgesidir. Sosyalist Cumhuriyet Partisi, bu mücadeleyi Kemalist Devrim hedefiyle birleştirerek, laik, toplumcu ve devrimci bir cumhuriyetin inşasını zorunlu görüyor.

    Altı Ok Programı’ndan, Devrimci Cumhuriyet’ e uzanan çizgi, emekçilere yol gösteriyor:

    YAŞASIN EMEKÇİLERİN BİRLİK VE MÜCADELE GÜNÜ 1 MAYIS!
    YAŞASIN GERÇEKTEN DEMOKRATİK VE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!

    Yazılar

    Yazılar