Eylül ayı öğrenci, öğretmen, veliler için telaşlı bir başlangıç ayı. Sevimli yüzlerin, buluşmaların, kaynaşmaların ve mutlu görüntülerin, okul yolunda, koridorlarda ve öğretmenler odasında kahkahayla karışık yaşandığı ilk haftalar… Çok eskilerden söz etmiyorum ancak günümüzde pek bulamadığımız görüntüler aklıma geldi bu günlerde. Giderek artan bir hoşnutsuzluk, tam bir “suratsızlık”a evrilmiş. İlk heyecan ve merak duygusunu bir yana bırakırsak büyük bir öğrenci ve öğretmen kitlesinin isteksizliği...
Bir eğitimci olarak bugün yalnızca Antalya Aksu’da yanan ormanlara değil, Türkiye’nin eğitim anlayışına da bakmak zorundayım.
Çünkü eğitim, bir ülkenin geleceğini belirler.
Çocuklarımıza bugün ne anlatıyorsak, yarın nasıl bir toplum olacağımızı da büyük ölçüde biz belirliyoruz.
Bu nedenle artık çok açık konuşmanın zamanıdır:
Çocuklarımızın eğitimini sürekli olarak dini kavramların, kalıpların ve tartışmaların içine çekmek yerine; onlara vatan sevgisini, Cumhuriyet bilincini, bilimsel düşünceyi, doğa ve...