More

    DÜNYA VEYA ALEM; ONUN EŞEĞİ FELSEFENİN PROBLEMİ: YORUMLAMAK VEYA DEĞİŞTİRMEK

    Dünyayı değiştirmek için güncel bir gün veya politik güncel bir gün yetmez: Öncelikle onu korumak gerekir. Tarih felsefesinde ise “Filozoflar sadece dünyayı farklı değiştirdiler, önemli olan onun canlı kalmasıdır” Bu bağlamda karşılıklı sert eleştireler kaçınılmaz olmaktadır. Felsefe pratik bir alanın kendisi olabilir mi? Uygulama sahası ve koşulları nedir veya felsefe pratik bir önerme sunma cüretinde bulunabilir mi?

    Diğer yandan bu soruların yarattığı çatışmacı özelliklerin tahkimini yapmak gerekirse Marks’ın tezine başvurabiliriz: Marks’ın dünyaya müdahale edilebilir önermesi dünyayı veya alemi değiştirmek için girişimci, pratik ve maddi olgunun bir zorunluluğu olarak maddi gücün emek üretenlerin içinden geldiğini gözlemleyerek değişimin yorumlamaya mazhar bir durum yaratmaktadır.

    Yorumlamak ve değiştirmek felsefenin öznel alanı olarak kalmalıdır dendiğinde ise her yorumlama biçimi ve içeriği bir değişimi beraberinde harekete geçirebilmektedir. Filozoflar dünyayı sadece yorumladılar fikri dilsel manada faaliyette bir problemin olmadığını, ancak sınırlandırılmış bir anlam ve içerik söz konusu edilebilir.

    Yorumlamalar sonucu temellendirilmiş düşünce ve fikirlerin yarattığı değişimlerin yeni yorumlara neden olduğu da bir başka çarpıcı gerçek olarak önümüzde durmaktadır.

    Değişim bir doğal büyüme ve doğal gelişimin sonucu olarak vuku bulduysa yorumlama eyleminin kendisi dar anlamda anlaşılabilecektir. Ancak değişim bir müdahale ve eylemler sonucu ortaya çıktıysa anlaşılacağı üzere tanımlama ve öznel durumun teşhisi zorunlu bir hal almalıdır. Bu bağlamda Interpretasyon/yorumlama meşhur ve gerekli bir hamle olarak felsefenin sorgulama biçimleri arasındadır.

    Felsefenin problemi kendine özgüdür ve özneldir. Dolaysıyla o bağımsızıdır ve bağımsız olan onun bağımsız problemidir. O halde felsefe özgürdür ve özgürlükçüdür. Pratik durum ise kendine münhasır olarak felsefe yorumlama ve değiştirmeye yönelik alakalı bir gözlemci ve bununla ilintili olarak müdahale edici de olmalıdır. Felsefe kapalı kapılar ardında olan ve yapılan bir alandan çok maddi olgu ve toplumsal tarihin önermeleriyle ve gelişimlerine el koyarak hareket eder ve edebilmelidir. Değişim arzusu ve veya onu tetikleyen nedenselliklerin anlaşılması veya eleştirilmesi de bir başka pencereyi daha bize sunmaktadır.

    Eleştiri ve eleştirilebilirlilik güçlü yorum ve değişim arzusunu gerekli kılmaktadır. Değişim bir eleştiri ve yorum sonucu oluşur. Yorumlama felsefi boyut ve içerik kazandığında değişim felsefi bir eleştiriyi haklı kılabilir. Nihai olarak felsefeye özgü olan felsefi olmalıdır önermesi pek haksız sayılmaz.

    Değişim felsefeden hareketle mi olmalı? Yoksa felsefeden  eylemsel geçişi hazırlayan felsefecinin önermeleri midir? Felsefenin kritik noktası ise değişimin sonucunda felsefi olan nedir? Felsefenin kendi başına olan bağımsızlıkçı karakteri hala mümkün olabilir mi?

    Felsefi problem felsefe yapabilmek ve felsefeyi harekete geçirmek için vardır. Onu taşıyan alemin/dünyanın kendisi pek yüklüdür. Heybesi ağırdır.  Değiştirmek imkansız değildir, ancak dünyayı ve doğayı koruyarak değiştirmek, yorumsal güncelliğin ötesine de geçerek sanatı ve estetik sanatı ve toplumsal şen bilimlerini harekete geçirmek gerekir.

    Yorumlamak dilbilimsel alanın en ustaca işlemi faaliyetinin yapıldığı ve anlaşılır kılınması için dilin gücü ve dilin öznel gelişiminin sonucunu da doğurur.

    Yazılar

    Yazılar