More

    ANLAMAYI ARZU ETMEK

    Bazen felsefe veya felsefi bir problemi başka alanlarla kıyaslamak isteriz. Fizik’in, kimyanın ve biyolojinin bir problemini felsefi bir problemle karşılaştırırız. Kıyaslama yaparken bir problem oluşuyor bilinci ile hareket ederiz. Hatta herhangi bir fen biliminin konusunu felsefi bir bütünlükte felsefi bir problem olarak ele alırız.

    Çok çarpıcı olan ise fen biliminin kendine özgü bir probleminin olmadığıdır. Biyoloji veya kimyanın bir problem olarak varsayılan, bir probleme yönelik bir deneyimleme meselesi ile kendine özgü bir yanıtı da hazırdır.

    Batı felsefesi tarihi felsefi problemler tarihidir. Platon ve Aristoteles den Russell ve Wittgenstein’a kadar felsefi problem meselesi özde pek çelişkili yanıtlar ile karmaşık ve bir çeşitlilik kompleksinde gözlemlenebilmektedir. Öyle ki felsefe kavramının kendisi bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysa fizik veya kimya kendine özgü kendinde olan bir problemi yoktur.

    Fizik ve Kimya ile ilgili olan sorulara verilen yanıtlar veya açıklamalar bir bakıma doğa hakkında bildiklerimiz ve yeryüzünü evrensel olgularıyla saptadığımız bilgilerle, doğru yanıtları oluşturmaktayız. Aynı oranda ve istekle felsefeye dönük bir hamlede bulunduğumuzda ise tüm tepkilerimiz farklı ve anlaşılmaz olabilmektedir.

    Bu durumun iki nedeni var:

    Felsefe bilgiye ulaşabilme gayesinden olgunluk sınavını tamamen kapatmış değildir. İnsan düşünsel yetisinin gelişimi ve nöronların çalışma ahengi ve birbirleri ile olan sıkı bağlarının çözümlenebilmesi daha çok zaman alacaktır.

    Bir diğer görüş ise; felsefenin özellikle Russel’a göre belirgin olmayan ve çok zor olan sorularla uğraşmasıdır. Yanıtları olmayacak sorularla kendini rafa kaldırmasıdır adeta. Ancak geçen 25 yüzyıl kadar felsefe, büyük atılımlara imza atmış ve doğa felsefesinden ahlak felsefesine ve çok sonra estetik ve etik felsefesine giden yolculukta materyalist felsefe ile idealizm/ metafizik felsefesine önemli bir yolculuk kat ederek günümüzün insanın felsefeye olan ihtiyacı pek yalın bir hakikat olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanın insani sorunu felsefi bir sorundur insan sorunu insani doğanın çözüm bekleyen sorunları ile aşina olabilmesidir. Çözümsellik felsefenin görevi olmasa da insani özellik içinde durumu anlamaya çalışmak ve anlama arzusunu yegâne yanıtı felsefi yorumdan çok, felsefi cevap ve onun içkinliğinde yatan hakikati bulabilmek belki. Günümüz insanın insani sorunu ise yapay zekâ ve teknolojilerini anlama sorunu olmakla birlikte insan nereye gider böylelikle. Kendini nasıl tanımlayacak veya anlayacak?  Ontolojik özelliği nasıl vuku bulacak. Değerlerin değişimi ile insanın tanımı evrimleşerek nereye ilerlemektedir? Düşünce fabrikalarının her biri yapay zekâ ile birlikte olacaktır. Bu iyi mi veya kötü mü? : Kestirebilmek zor olsa da, insan ve yapay zekâ meselesi antropolojik insan türünü- bugünkü insanı değiştireceğine ilişkin olan meseledir ve bu mesele felsefi bir problem olarak durmaktadır.

    Yapay zekâ insanın kendisi ile yüzleşebilmesi için bir ön adım olabilir ve üretim ilişkisinin ayrılmaz agregatı/parçası olarak yapay zekâ, felsefi soruya vereceği tek yanıtı olacaktır ve oda insanı içine alan ama onu kendisine bağlayan, tek başınalığın bir izdüşümümde insan ve yapay zekâ bir problem göremeyecektir. Her iki özne de aynı zamanda obje olacaklardır. Felsefi bağlamda bir problem olmayacaktır. Diyalektik çözümlemeler fen ve sosyal bilimlerin sentezinde oluşabilecektir. İnsan ve yapay zekâ bir ittifak olurlarsa dünya ve evren içinde varlık meselesini bile çözümleyebileceklerdir. Kanımca felsefi problem de kalmayacaktır. Ancak insan dönüşen ve değişen bir varlık olarak ontolojik esasın içinde eskisi gibi olmayacağının öngörüsünde antropolojik özelliği dahi bugünkü konumundan pek farklı olacaktır. İnsanın anlama arzusu sınırlı ve belirlenmiş olarak gülen ve ağlayan doğal bir insandan çok farklı olarak anlam arayışında bile olmayacaktır.

    Yeni dönemi anlamak ve onu arzu etmek bir merak konusu olduğu kadar insanın nasıl şekilleneceği sorusu bir felsefi problemdir.

    Yazılar

    Yazılar