More

    KOMİSYON TUTANAKLARI

    Her ne kadar saydamlıktan söz edilse de hiç öyle değil. Örneğin, Türk
    Milleti’nin komisyonda Cumhuriyetle hesaplaşmaya gidildiğinden, etnikçi
    sözcülerinin her fırsatta Cumhuriyete saldırdığından haberi var mı?
    Komisyon tutanaklarını TBMM resmi internet sitesinden okuyorum.
    Örnek olsun diye 20.08.2025 tarihli tutanağın erişkesini paylaşıyorum.
    https://tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5244
    İnsan Hakları Derneği, Mazlûm Der ve İHH temsilcileri tutanaktan da
    okunabileceği gibi gövde gösterisi yapmışlar.
    Kürt Sorunu etiketi altında her söz alan “100 yıllık sorun” demiş. Şeyh Sait,
    Seyit Rıza gibi feodal bey olmakla kalmayıp yabancılarla işbirliğinde sakınca
    görmeyenler her fırsatta olumlanmış.
    Çıta Öcalan’ın TBMM’ye çağrılmasına uyarlanınca hemen her söz alan
    gelişmeleri yeterli görmediğini ifade etmiş.
    Komisyonu zararsız görenlerin gözünün içine sokmak gerek bu tutanakları.
    Benim dikkatimi çeken bir başka ayrıntı komisyonun tek yönlü iletişimi oldu.
    Tıpkı 30 yıl öncenin interneti gibi bu komisyonda da etkileşim yok.
    Başka deyişle, komisyon yalnızca bilgi alınan, karşılık vermeye ve içerik
    oluşturmaya izin vermeyen Web 1.0 gibi.
    Anlatılanı dinleyin!
    Ama, karşılık vermeyin.
    Kabul edilemezlikleri tepkisizlikle izleyin diyen buyurgan bir ortam
    oluşturulmuş.
    Günümüzde internetin Web 4.0’la ya da nesnelerin arasındaki iletişimle
    tanımlandığı anımsandığında çağın gerisinde kalındığı açık.
    Her ne kadar tartışmaya açık olacağı söylense de bu komisyonun tartışmaksızın
    önceden belirlenenleri yaşama geçirmek için oluşturulduğu kuşku götürmez
    gerçektir.
    Komisyonda söz alanların Cumhuriyete, onu kuranlara ve elbette devlete karşı
    oldukları, onu yıkmak için işbirliği yaptıkları anlaşılıyor hem komisyon
    başkanının sessizliğinden hem de kurucu partinin oralı olmayışından.

    Cumhuriyete yönelik dehşet verici suçlamaların en küçük karşılık görmemesi
    komisyonun uzlaşı içinde olduğu izlenimi veriyor.
    Komisyonda Cumhuriyet karşıtlığına ve yıkıcılığına karşı durması beklenen
    kurucu parti dağlarına kar yağmıştır.
    Bir şekilde konuya ilgisi olanların tutanaklara erişmesi elbette olasıdır.
    Ancak, milletin ezici çoğunluğunun bu fırsatı olmadığı gibi uzun metinlerden
    sonuçlar çıkartması, tehlikenin farkına varması hiç de kolay değildir.
    Bu durumda, komisyonda bulunan kurucu partiye büyük görev düşüyor.
    Olanı, biteni ve konuşmaları milletin anlayabileceği şekilde kamuoyuna
    aktarmak!
    İçinde bulunduğumuz günlerde TBMM’ye çağırılan Öcalan’ın komisyonu
    İmralı’ya çağırması gibi bir tablo oluştu.
    Suçun tümü ona atılamaz, ona bu cesareti verenleri göz ardı etmemek gerekir.
    Bir gizli oturum da İmralı’da yapılır, olur biter.
    Akıl vermek gibi olmasın ama İmralı oturumunun yapıldığından bile söz
    edilmeyebilir.
    Elbette, milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi uğruna!

    Yazılar

    Yazılar