- ALİ ÇATALTEPE / ALMANYA
Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’nün (SIPRI) son verileri, emperyalist rekabetin ve savaş hazırlıklarının ulaştığı korkunç boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Küresel askeri harcamalar 2025 yılında üst üste 11. kez rekor kırarak 2,9 trilyon dolara yaklaştı. Bu karanlık tabloda Almanya, bir milyonluk ordusuyla Hindistan’ı ve savaş halindeki Ukrayna’yı sollayarak dünyanın en çok silahlanan dördüncü ülkesi konumuna yükseldi.
AVRUPA’NIN SÜRDÜRDÜĞÜ SİLAHLANMA POLİTİKALARI
SIPRI’nin pazartesi günü yayımladığı rakamlara göre, dünya genelinde 2025 yılında silahlanmaya ayrılan bütçe yaklaşık 2.887 milyar ABD doları (yaklaşık 2,5 trilyon avro) seviyesine ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 2,9’luk bir artışa işaret etse de asıl çarpıcı olan, artışın ardındaki dinamikler. Zira ABD’nin askeri harcamalarındaki görece düşüşe rağmen rekor kırılabildiyse, bunun sorumlusu büyük ölçüde Avrupa’nın ve özellikle Almanya’nın tam gaz sürdürdüğü silahlanma politikaları.
Almanya’nın silahlanma bütçesi yüzde 24 büyüdü: Ukrayna’yı solladı, Hindistan’ı geçti.SIPRI verilerine göre Almanya, 2025 yılında yaklaşık 114 milyar dolarlık askeri harcamasıyla listede dördüncü sıraya yerleşti. Bu sıralama, Berlin yönetimini nükleer güç Rusya ve yükselen güç Çin’in hemen ardına, bir milyonun üzerinde askere sahip Hindistan ile savaşın pençesindeki Ukrayna’nın ise önüne taşıdı. SPD liderliğindeki koalisyon hükümetinin “Bundeswehr’i Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusu yapma” hedefinin maliyeti, yalnızca federal bütçede devasa bir kara delik açmakla kalmıyor; aynı zamanda toplumsal kaynakları da emiyor.
Philip Tassev’in analizinde vurguladığı gibi, Tupac Shakur’un 1993 tarihli “savaşlar için paraları var, ama yoksulları doyuramıyorlar” sözleri 2026’da da güncelliğini koruyor. Ocak ayından bu yana süren küresel çatışmaların ve yeni cephe hazırlıklarının maliyeti henüz tam olarak hesaplanabilmiş değil; ancak yalnızca İran’a yönelik saldırının ilk altı gününde ABD ordusunun 11 milyar doları aşkın para harcadığı belirtiliyor.
KAPİTALİSTLERİN PARA BASMA MAKİNESİ
Rakamlardaki astronomik artışın ardında yalnızca jeopolitik hırslar değil, aynı zamanda sistemin içine işlemiş bir yağma düzeni yatıyor. Alman ekonomisinin lokomotifi konumundaki dev savunma sanayii şirketleri için devlet ihaleleri adeta bir para basma makinesine dönüşmüş durumda. Bild am Sonntag gazetesinin haberine göre, Bundeswehr için dizel tankı alımı, üreticinin fiyatı aniden iki katından fazla artırması üzerine Federal Meclis Bütçe Komisyonu tarafından durduruldu. Alman basını bu durumu “silah enflasyonu” olarak adlandırıyor. Bütçe yetkilileri, askeri malzemelerde uzun süredir olağan dışı fiyat artışları gözlemliyor; ancak bu yağma düzeni çoğu zaman sorgulanmadan Meclis’ten geçiriliyor.
111 MİLYAR AVROLUK KRİZ
Sol Parti (Die Linke) Federal Meclis Grup Başkanı Sören Pellmann’ın hatırlatması ise tablonun bir başka çarpıklığını ortaya koyuyor. Pellmann, Alman savunma bütçesinin yıllardır “son derece şeffaf olmayan ve etkisiz” bir yapıda olduğunu belirterek şu çarpıcı veriyi paylaştı: Savunma Bakanlığı dört yıl içinde 111 milyar avro tutarında 47 binin üzerinde silah sözleşmesi imzalamış olmasına rağmen, bakanlık kaç projenin gerçekten tamamlanıp işlevsel bir şekilde orduya teslim edildiğini dahi rakamlarla ifade edemiyor. Pellmann’a göre bu tablo, “paranın boşa harcandığının bir göstergesi.”
Pellmann’ın çağrısı ise mevcut militarist politikalara temel bir alternatif sunuyor: “Bu akıl almaz meblağların sadece bir kısmı barışçıl çatışma yönetimine yatırılsaydı, dünya daha güvenli bir yer olurdu.” Ancak mevcut Alman hükümeti, barış ve diplomasi yerine silahlanmaya yönelik bu akıl dışı yarışı hızlandırma niyetinde görünüyor.
SIPRI Program Direktörü Nan Tian’ın uyarısı, vahametin önümüzdeki yıllarda daha da artacağını gösteriyor. ABD’de Kongre’nin 2026 için onayladığı askeri harcamalar 1 trilyon doları aşmış durumda. Eğer Başkan Trump’ın son bütçe tasarısı kabul edilirse, bu rakam 2027’de 1,5 trilyon dolara kadar yükselebilir. Dünya halkları, bir yandan yaşam pahalılığı ve yoksullukla boğuşurken, bir yandan da savaş aygıtına akıtılan bu milyarların faturasını ödemeye devam edecek gibi görünüyor.
Son Haberler ve Köşe Yazıları
- Dünya Silahlanma Harcamalarında 11. Kez Rekor ve Almanya’nın “Kara Deliği”
- Ulusal Egemenlik
- Nihal Atsız Amerikan Düşmanıydı
- Üniversiteli Cumhuriyetçiler’den “Egemenlik Bizimdir” Yürüyüşü
- Soykırım Meselesi
- Çocukların Cumhuriyeti
- Nihal Atsız’ın Ümmetçilikle ve Nurculukla Mücadelesi
- Eleştiri Gelecek Zamana Rota Verir
- Ulusal Egemenlik ve “Hamaset”
- Sağcılık – Solculuk Kavgasında Kuran-ı Kerim’i Kullanma Çabaları