Dünyada birçok sosyalizm anlayışı ve uygulamaları (girişimleri) var. Bunlardan birini
temel alıp, diğerlerini sosyalist olmamakla suçlamak son derece yanlış.
Ben, Atatürk’ün Türkiye’ye özgü bağımsızlıkçı ve milliyetçi bir sosyalizm anlayışını
düşündüğünü ve sağlıklı olduğu dönemdeki çabalarının bu amaca yönelik olduğunu
sananlardanım.
Bu görüşü çok daha önceleri savunanlar olduğunu hatırlatmak istiyorum.
Bu kişilerden birisi, birçok kişi epeyce şaşıracak ama, Türkiye sosyalist hareketi
tarihinde çok saygın bir yeri olan Behice Boran’dır.
Behice Boran’ın çalışmaları, yine Türkiye sosyalist hareketi tarihinde çok saygın bir
yeri olan Nihat Sargın tarafından yayına hazırlandı ve TÜSTAV’ın Sosyal Tarih Yayınları
arasında 2010 yılında üç cilt olarak yayımlandı: Behice Boran, Yazılar, Konuşmalar,
Söyleşiler, Savunmalar.
Behice Boran, eski TKP’nin Atatürk düşmanı söyleminin tam tersine, Atatürkçülüğü
“çekingen bir sosyalizm” olarak değerlendirmektedir.
Behice Boran, Vatan Gazetesi’nin 9 Eylül 1962 günlü sayısında “Meseleleri Apaçık
Koymak Gerek” başlıklı yazısında şunları yazdı:
“Benden önce başkalarının da belirttiği üzere, ‘Atatürk ilkeleri’nin dürüstlük ve
samimiyetle yorumlanıp uygulanması sosyalizme götürür. Halkçı, köy ve şehir
ağalarına karşı, emeği aslî unsur tanıyan bir devletçilik, anti-emperyalist, istiklâlci,
yurtta barış cihanda barış polikitasını gerçekten güden bir rejim ancak sosyalist bir
rejim olabilir.
“Sade bizim için değil genel bir kural olarak diyebiliriz ki, çağımızda anti-
emperyalist millî kurtuluş savaşı yapan bütün toplumlar şu veya bu derecede
şuurlanmış, şu veya bu şekle bürünmüş bir sosyalizme yönelmek zorundadırlar ve
gerçekten de hepsinde bu vasıf vardır. ‘Atatürk ilkeleri’ de tam şuurlaşmamış,
sistemleştirilmemiş ‘çekingen bir sosyalizm’den başka bir şey değildir. Zamanın iç ve
dış şartları bu kadarına imkân vermiş. Atatürk sağ olsaydı değişen dünya şartları
karşısında ve koyduğu ilkelerin içte gerçekleşmediğini görerek nasıl bir yön tutardı?
Bu faydasız bir spekülâsyondan başka bir şey olmaz. Ama meseleyi Atatürk’ün şahsî
görüşleri ve davranışı olarak koymamalı. Bir kere Atatürk kendisi bütün yaptıklarını
millete mal ederdi, yani büyük önderlerin ancak toplumdaki kuvvetlerden ve
eğilimlerden faydalanarak iş gördüklerini ve toplumdaki ileri hamleleri ifade ettiklerini
kabul ederdi. Sonra, sanatçı, düşünür olsun, politik lider olsun, kişi ortaya bir eser
koydu mu eseri kişinin kendisinden bağımsız bir varlık kazanır ve eser kendi imkânları
ve sınırları içinde değerlendirilir.” (Behice Boran, Yazılar, Konuşmalar, Söyleşiler,
Savunmalar, Cilt 1, Sosyal Tarih Yay., İstanbul, 2010;476)
“ ‘Atatürk ilkeleri’ni de onun şahsından, yani sübjektif gaye ve niyetlerinden
ayırarak objektif bir şekilde incelemek gerekir. Böyle yapılınca ‘Atatürk ilkeleri’
zamanın şartlarına göre bir çeşit sosyalizm habercileri olarak belirir. Bunların
gerçekleşmemesinin bir sebebi ilkelerin açık ve seçik şekilde sistemleştirilmemiş
olması ise, diğer bir sebebi de bu ilkelerin gerçekleşmesi için gerekli sosyal tedbirlerin
ve sosyal yapı değişmelerinin yapılmamış olmasıdır.
“Yuvarlak sözlere, kaçamaklara, bulanıklığa hiç kaçmadan açıkça söylemek ve
kabul etmek gerekir ki, bugün iki sistem söz konusudur: Kapitalizm, Sosyalizm. Bunlar
prototiplerdir. Diğer bütün sistemler bunlara kıyasla değerlendirilir ve bunlardan
birine veya diğerine daha yakın, veya onun tarifi sınırları içinde olur. Atatürkçülük,
ilkeleri bakımından, elbette sosyalizmin tarafındadır.” (Behice Boran, Yazılar,
Konuşmalar, Söyleşiler, Savunmalar, Cilt 1, Sosyal Tarih Yay., İstanbul, 2010;476-477)
Behice Boran, Vatan Gazetesi’nin 29 Ekim 1962 tarihli sayısında yer alan
“Atatürkçülere Çağrı” yazısında da aynı görüşü şöyle tekrarlıyordu:
“Atatürk İlkeleri ve Sosyalizm
“Atatürk İlkelerini böyle birbirine bağlı, bir bütün halinde alınca, ve bu ilkeleri
toplum hayatının, yapısının bütün bölümlerine çelişmelere düşmeksizin teşmil edince,
ister istemez sosyalist bir sisteme gidilmiş olur. Atatürk İlkelerinin mantıki ve zaruri
neticesi sosyalizmdir. Bunun içindir ki daha önceki bir yazımda Atatürk İlkelerine
sosyalizmin habercileri, tam sistemleştirilmemiş “çekingen bir sosyalizm” anlayışı
demiştim.” (Behice Boran, Yazılar, Konuşmalar, Söyleşiler, Savunmalar, Cilt 1, Sosyal
Tarih Yay., İstanbul, 2010;505)
Günümüzde eski TKP’nin Atatürk düşmanı tavrının açıkça eleştirilerek, Behice
Boran’ın yaklaşımının benimsenmesi son derece önemlidir.