Dört Deprem

1999’da Türkiye, bir değil iki deprem yaşadı.

 ● Biri 17 Ağustos depremiydi. Onbinlerce insanımız can verdi.

● Diğeri, 17 Ağustos feryatlarını fırsat sayanların çıkardığı “mezarda emeklilikti”, emekliye aylık bağlama oranlarının %70’den 60’a düşürülmesiydi.

● İki deprem de yoksulları, emekçileri vurdu sadece.

Onlar feryat ediyor sadece o zamanlardan beri.

● 2008’de emekçileri bir deprem daha vurdu.

Bir kez daha artırdılar mezarda emekliliği, bir kez daha düşürdüler emeklinin aylık bağlama oranlarını.

Bu kez %60’dan 35’e düşürdüler, bütün emeklilerin ve emekli olacak her emekçinin evine deprem yeniden girdi.

● 18 senedir sallanıyor bütün emeklilerin evi. Binlercesinin başına çöktü yuvaları.

Açlıkla savaşanlar, intihar edenler, 70’inden sonra inşaatlarda ölenler…

● 5 Şubat’ta bir deprem daha yaşadı yoksullar. 50 bini can verdi, onbinlercesi feryat halinde hala.

●Velhasıl depremin her türlüsü, yoksulların, emekçilerin kapısını çalıyor sadece.

● Ne zaman ki emekçiler, mazlumlar iktidar olur, sömürüsüz, talansız bir ülke kurulur, hilesiz, hurdasız binalar dikilir, işte o zaman depremin her türlüsü vız gelir bu halka, bu millete.

Sosyal Medyada Paylaş

Yazılar

Yazılar