Alevi Aydınlar Bildirgesi Üzerine

31 Ağustos 2026 tarihinde basında ve sosyal medyada yer alan, kendilerini Alevi toplumunun bir bireyi ve aydını olarak kabul eden imzacılar, bir bildirge yayımlayarak AKP-MHP-DEM ortaklığı ile TBMM’ye sunulan ve kabul edilen çerçeve yasa ve devamında Abdullah ÖCALAN tarafından dillendirilen ve daha önce Meclis Başkanı Numan KURTULMUŞ tarafından dile getirilen Yavuz Selim-İdrisi Bitlisi ittifakı önerisi üzerine tepkilerini dile getirmişlerdir.

Barış Talebi ve Gerçekler

“Kürt sorunundan kaynaklı son kırk yıllık çatışma ve şiddet döneminin sona ermesine ilişkin taraflar arasındaki uzlaşmanın, silahlardan arınmış bir süreci başlatması elbette sevindiricidir.”

“TBMM’de yasal boyuttaki çalışmaları dikkatle izliyoruz. Demokrasiyi güçlendirecek yasal adımların atılması en samimi temennimizdir.”

Ülkemizde yaşanan süreci emperyalist müdahale gerçeğini görmeden okuyan sözde aydınlar topluluğu. Çatışma ve şiddet dönemi sona ersin ancak biz Alevileri hedef almasın. Yeni dönemde etnik temelde yapılan göndermeler paralelinde(Türk-Kürt-Arap) sözde demokrasi inşasında kendilerinin unutulmaması…  

Sürecin alfabesini okuyamayan bakış açısı;

Türkiye’yi Kürt’lerin hamisi rolüne uygun gören emperyalist projeyi yok saymak.

ABD elçisinin Türkiye Cumhuriyeti yerine önerdiği Osmanlı Millet Sistemini görmemek.

Erdoğan’ın sürekli dillendirdiği Türk- Kürt- Arap birlikteliği güzellemesini okumamak.

Hali hazırda Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan, AİHM kararlarını yerine getirmeyen ve elindeki yargı sopası ile toplumun tüm muhalif kesimlerini zindanlara dolduran iktidardan demokrasiyi güçlendirecek yasal adımları beklemek.

Aynı ÖCALAN yaptığı açıklamalarda 100 yıllık Cumhuriyet döneminden sonra demokratik Cumhuriyeti inşa dönemindeyiz demiştir. AKP iktidarının Atatürk’ün tam bağımsız, laik ve demokratik Türkiye’sine karşı çeyrek yüzyıllık yıkım mücadelesi ÖCALAN desteği ve ABD planı ile yeni bir sürece evrilirken bunu görmemek.

Sözde Alevi aydınlarımız ülkemize yönelen ve işbirlikçileri eliyle sürdürülen bu saldırganlığı görmemekte, sığ bir bakış açısı ile güya Alevi toplumu hedef alınıyor diye tepkilerini gösteriyorlar.

Ülkemizin bağımsızlığına ve laik demokratik topluma yönelen bu saldırganlığa bir sözünüz yok mu?

Bildiri Çerçeve Yasayı Desteklemektedir

“Bu süreçte tüm Alevi kurum ve aydınlarını, sol, sosyalist ve demokrat çevreleri; demokratik yasal hakların güvenceye alınacağı barış ve kardeşlik için daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.”

“Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki yasal çalışmaları önemsiyoruz; ancak 16. yüzyıldan kalma arkaik ve kanlı bir referansla çözümü reddediyoruz. Evrensel değerlerle inşa edilecek demokratik ve seküler bir geleceğin, başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu’daki tüm toplumların yararına olacağına inanıyoruz.”

Aydınların çözüm olarak sundukları maddelerde açıkça süreç desteklenmektedir. İkinci yetmez ama evet çıkışıdır. Bu suçlarına, sosyalistleri de ortak etmeye çalışmaktadırlar. Bildirinin hiçbir noktasında mesele sınıfsal olarak ele alınmamış, tamamen mezhepsel kaygılar ile dillendirilen tepkilerine ortak aramaya çalışmışlardır.

Mevcut iktidarın “Kürt sorununu çözme adımlarını önemsiyor, demokratik ve seküler bir gelecek” talebini sadece ülkemiz için değil, Ortadoğu toplumları için de önemsediklerini söyleyerek Tom Barrack’ın Osmanlı milletler sistemine göndermede bulunmakta sakınca görmüyorlar.

Gerçekte ülkemizde yaşanan süreç bir mezhep sorunu değildir. Kürt halkının demokratik beklentilerine cevap verecek bir adım da değildir. Ülkemize biçilen müşfik monarşi önerileri için atılan adımlardır. Bölücü örgütte bu proje içerisinde kendisine biçilen rolü oynamaktadır.

Türkiye’nin aydını olun. Ülkemizin emperyalizme karşı bağımsızlık, gerici ve çağdışı uygulamalara karşı laiklik, sömürü, yağma ve her türlü hak gaspına karşı emeğin yanında yer alın. Sorunun sınıfsal olduğu gerçeğinden hareketle tavır almak, gerçek aydın olmanın sorumluluğudur.

Sosyal Medyada Paylaş

Yazılar

Yazılar