Çerçeve Yasayla Si̇lahlar Susmadı Hedef Deği̇şti̇rdi 

Terörist başı Öcalan’ın ve DEM taifesinin Aleviler hakkında söyledikleri gündem oldu. İdris-i Bitlis ve Yavuz Selim ittifakından bahsedildiği sırada sözde gazeteci Kemal Öztürk’ün açıklamaları gündeme oturdu “Afrin’de, İdlib’de, Halep kırsallarında öylesine korkunç ifadeler dinledim ki kurşuna dizmeden çocuk ölümüne kadar…Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor ama bakın intikam almadılar, o toplu infazları yapmadılar.” Suriye’de yapılan Alevi katliamları, Suriye’nin düşmesinden sonra başlayan sürecin hedefinin ülkede suni mezhep çatışmaları üzerinden Türk-Kürt-Arap ittifakı olduğu aşikardır. Aynı şekilde AKP’nin Osmanlı Millet sistemi çerçevesinde kurguladığı Türk-Kürt-Arap ittifakının hedefinde İran ve Türkiye’de Rafızi/Alevi dedikleri insanlar olduğu görülmelidir. “Silahlar susacak, barışa karşı mısınız?” diyenler İdris-i Bitlis – Yavuz Selim ittifakı açıklamasına dair hiçbir şey söylemedi. 2025 yılında Samandağ halkına ırkçı ve faşist diyenler bu sefer hedef alınan kesim Aleviler ve Cumhuriyet değerleri olunca hepsi suspus oldu. Suriye’de provası yapılan katliamların bir benzeri Türkiye’de denenecek ve AKP’nin “Büyük Doğu” projesi kapsamında İran’a saldırılması planlanmaktadır. 

DEM Parti eş genel başkanı Tuncer Bakırhan’ın, İdris-i Bitlis – Yavuz Selim ittifakı açıklamasına tepki gösteren “Alevi Aydınlar Bildirgesi”ne tepki göstermesi bile süreçteki ana düşmanın kim olduğunu göstermektedir. Halkların kardeşliği sloganının gerici bir aldatmadan ibaret olduğu “çerçeve yasaya” evet diyenlerin olası mezhep çatışmaları yaşanması durumunda ve İran ile yaşanacak olası çatışmalarda sorumluluk alabilecekler mi?  

Sonuç olarak Türkiye’de yeni Sivasların, Maraşların provaları Suriye’de denendi ve şimdi AKP-DEM-MHP ittifakı yeni Maraş ve Sivasların ortağı olmakla beraber sürecin ötekisi Aleviler ile ABD-İsrail çıkarlarına açıkça karşı çıkan İran devletidir. 

Sosyal Medyada Paylaş

Yazılar

Yazılar