More

    TÜRK-İŞ’İN BAŞBAKANLIK YÜRÜYÜŞÜ VE GENEL EYLEMİ

    Tansu Çiller Hükümeti, ekonomik sorunları ve 5 Nisan 1994 istikrar programını gerekçe göstererek, 1993 yılında kamu kesimindeki işyerleri için imzalanan toplu iş sözleşmelerinde yer alan dördüncü dilim zamlarını ödememe çabasına girdi. Mayıs ayında 4500 işçinin yüzde 60,1 oranında uygulanması gereken üçüncü dilim zamları verilmedi. 4 Haziran 1994 günü ise, Başbakanlık Konut’unda Genel Başkan Bayram Meral, Başbakan Tansu Çiller, Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın, Devlet Bakanları Bekir Sami Daçe ve Necmettin Cevheri’nin katıldığı toplantıda, Tansu Çiller ve Murat Karayalçın, toplu sözleşmelerdeki dördüncü dilim zammın ödenemeyeceğini bildirdi. Bayram Meral bu kararın uygulanamayacağını ve toplu pazarlık düzenine müdahale edecek uygulamalara karşı çıkılacağını açıkladı.

    Hükümet Haziran ayında üçüncü dilim zammını alacak 32 bin işçinin ve dördüncü dilim zammını alacak 34 bin işçinin zamlarını da uygulamadı. İşçilerden ve sendikalardan yoğun bir tepkinin gelmemesi üzerine, Bekir Sami Daçe, 26 Haziran 1994 günü Genel Başkan Bayram Meral’e ilettiği teklifte, yüzde 6 oranında bir zam önerdi. Bu teklif üzerine Türk-İş Başkanlar Kurulu acil olarak 28 Haziran 1994 günü toplantıya çağrıldı. Bu toplantıda, 12 Temmuz 1994 günü Başbakanlık’a yürüyüş, 20 Temmuz 1994 günü ise Genel Eylem kararını açıkladı.

    28 Haziran 1994 günlü Başkanlar Kurulu toplantısında alınan karar uyarınca, Türk-İş’e bağlı sendikaların genel merkez yöneticileri ile, tüm ülkedeki şube başkanları 12 Temmuz 1994 günü Ankara’da Türk-İş Genel Merkezi önünde toplandılar. Türk-İş Başkanlar Kurulu yaptığı toplantısında gelişmeleri değerlendirdi. Daha sonra, Sendika Genel Merkez ve Şube Yönetimlerinin katıldığı yürüyüş başladı.

    Güvenlik güçleri Başbakanlık’a yakın bir yerde yürüyüşün önünü kesti. Genel Başkan Bayram Meral’in ve diğer yöneticilerin yaptıkları görüşmeler sonucunda, polis kordonu geriye doğru alındı. Ancak Başbakan Tansu Çiller’in Başbakanlık binasında bulunmaması nedeniyle, kendisiyle görüşmek mümkün olmadı.

    Yürüyüşün sona ermesinin ardından Türk-İş Başkanlar Kurulu yeniden toplandı. Bu arada, Başbakan Tansu Çiller’in Türk-İş Başkanlar Kurulu’nu Başbakanlık Konutunda görüşmeye davet ettiği bildirildi.

    Türk-İş Başkanlar Kurulu 12 Temmuz 1994 günü Başbakan Tansu Çiller’i ziyaret ederek, ülkenin ve halkın temel sorunlarının çözümü konusunda acilen adım atılmasını istedi. Ancak Hükümet toplu sözleşmeleri uygulamayarak sosyal hukuk devleti anlayışına aykırı davranışını sürdürdü. 1994 yılı Temmuz ayında toplu sözleşmeleri uyarınca 4. dilim zamlarını alması gereken 250 bin işçinin zamları uygulanmadı.

    12 Temmuz 1994 günü yapılan Başkanlar Kurulu toplantısının ardından tüm işyerlerine “Niçin Genel Eylem” başlıklı bir duyuru dağıtıldı. Bu metinde, 20 Temmuz Genel Eyleminin nedenleri ve gereği anlatılıyordu.

    Türk-İş’in girişimleri sonucunda, kamu çalışanlarının 15 Temmuz 1994 günü yapmayı programladıkları eylem 20 Temmuz’a kaydırıldı. 19 Temmuz 1994 günü Türk-İş Genel Merkezi’nde toplanan Demokrasi Platformu yöneticileri, 20 Temmuz’da ortak uyarı eylemi yapılacağını kamuoyuna hep birlikte duyurdular.

    20 Temmuz Genel Eyleminde önde gelen amaçlardan biri, yeni bir geleneğin yaratılmasıydı. Üç konfederasyon ve onlara bağlı sendikalara üye işçiler ilk kez ülke çapında birlikte genel eylem yaptılar. Türkiye’de ilk kez işçiler ve memurlar ülke çapında birlikte genel eylem yaptılar. Tek tek insanların eyleme katılma gerekçeleri farklıydı, ama Demokrasi Platformu’nun ortak belgesinde yer alan talepler, yalnızca sendikaların doğrudan temsil ettikleri işçilerin kısa vadeli kesimsel çıkarları değil, sınıfın orta vadeli çıkarlarıydı.  Genel Eylem başarılıdır. 20 Temmuz Genel Eylemi, Türkiye işçi sınıfının çeşitli kesimlerinin ülke çapındaki ilk ortak eylemi olarak, ülkemizde yeni bir geleneğin yaratılmasında önemli bir dönüm noktası olarak tarihe geçti.

    20 Temmuz Genel Eylemi, sermayenin egemenliğinin daha da arttığı günlerde, insanlığın, dünyanın ve Türkiye’nin umudunun, her zamankinden daha fazla işçi sınıfı olduğunu bir kez daha kanıtladı.

    Yazılar

    Yazılar