More

    ATATÜRK BİZZAT KÖYLÜLERLE KURMUŞTU, ONU BİLE YOK ETTİLER

    Köylünün, üreticinin bir banka kurduğunu söylesem, ne dersiniz?

    “Hadi oradan” mı dersiniz?

    Peki, Atatürk’ün, köylülerin kurduğu bu bankanın ilk kuruculardan biri olduğunu söylesem…

    Bak buna inanırsınız, biliyorum.

    Peki ya bu bankanın, yani üreticinin, köylünün kurduğu, Atatürk’ün ilk kurucuları arasında yer aldığı bu bankanın, köylünün elinden alındığını, ortakları arasındaki üreticilerin tamamen tasfiye edildiğini söylesem, ne dersiniz?

    Gelin biraz geriye gidelim, Atatürk Cumhuriyetinin köylüyü nasıl ayağa kaldırdığını, efendi yaptığını görelim

    Ve yakın döneme gelelim bir de. Piyasacı iktidarların bankayı köylünün ekinden nasıl aldığını, Atatürk’ün efendi yaptığı köylüyü nasıl maraba haline getirdiklerini görelim.

    Değerli dostlar,

    Bugün, Cumhuriyetin sayısız efsanelerinden birini ele alacağız.

    Cumhuriyetin halkçı ve devletçi idaresinin kurduğu çok sayıdaki üretici bankasından birinin nasıl yok edildiğini ele alacağız.

    Tütünbank!

    Adının çok ötesinde hedefleri olan, çok ötesinde sonuçlar yaratan Cumhuriyet efsanelerinden biri.

    ***

    Atatürk Kurtuluş Savaşından sonra asıl savaşın ekonomik sahada, aydınlanma ve eğitim sahasında olacağını söylemiştir.

    30 bin, kimi kaynaklara göre 50 binin üzerinde köylümüzü katleden Reji döneminin karanlığından, millileştirme ve kamulaştırma ile çıkıldı.

    Rejinin silahlı çetesi ülkeden kovuldu.

    Ama yetmezdi bu. Köylünün tarlasının olması, üretimi öğrenmesi, üretimine destek olacak kaynağın yaratılması gerekiyordu.

    Büyün bunlar için de köylünün örgütlenmesi gerekiyordu.

    Atatürk ve Cumhuriyet devleti, daha 1924 yılında, tütün üreticisinin de elini rahatlatmak, tütüncülüğü şaha kaldırmak amacıyla, onları destekleyecek bir köylü bankası kurma kararı verirler.

    Tütün deyince bazılarınızın dudaklarını büktüğünü görür gibiyim.

    Bugünden bakınca elbette haklısınız.

    Tütün sağlığa zararlıdır.

    Ancak o yıllarda tütün, sadece köylünün, değil, devletin, Osmanlı İdaresinin de geçim kapısıdır.

    Osmanlı idaresi borçlarını, tütün satarak ödemeye çalışmaktadır.

    Reji eşkıyalarının Osmanlı ekonomisine çökmeleri, gelir getiren her şeyin başına oturmaları bunun içindir.

    Gelir deyince de, o yıllarda başta tütün gelmektedir.

    *

    Manisa’nın Akhisar ilçesinin köylüleri için de böyledir.

    Yeni devlet, İşgalcileri kocan, Reji idaresini söküp atan Cumhuriyet idaresi, 250 Akhisar köylüsü ile toplantı yapar.

    Onlara der ki, gelin sizin yöneteceğiniz bir banka kuralım. Cumhuriyet size el verecek, destek verecek.

    Banka ürettiğiniz ürünü destekleyecek. Siz de bankanın ortağı olacaksınız.

    Tamam dedi 250 köylü.

    Adını “Akhisar Tütüncüler Bankası” koydular.

    Genç Cumhuriyet 26 Ağustos 1924 yılında İş Bankasını kurmuş, arkasından da İş Bankasının da desteği ile, Anadolu’da imek ilmek üretici bankaları kurmaya koyulur.

    1938 yılına kadar, yöre halklarıyla birlikte 35 ayrı mahalli banka kurar cumhuriyet.

    İşçilik çok azdır.

    Köylü milletin efendisi olacaktır.

    Köylüyü ayağa kaldırmak, üretimi şahlandırmak lazımdır.

    Sanayileşmeye de buradan varılacaktır.

    Böyledir Atatürk’ün fikri.

    Üretici desteklenecek, yerel halkı kalkındırmak esas olacaktır.

    Daha önemlisi, kurulan hiçbir banka, tefeci bankası değildir.

    Atatürk hiçbir tefeci bankasının kurulmasına izin vermemiştir.

    Yerel ya da ulusal ölçekte kurulan bankaların her biri, ekonominin bir alanını ayağa kaldırmak içindir, öyle olacaktır.

    ***

    Atatürk’ün sağlığında, 1938 yılına kadar, devlet desteği ile ve bizzat devletin halkı örgütlemesi ile kurulan mahalli bankalardan bazıları şunlardı;

    • Akhisar Tütüncüler Bankası,
    • Afyonkarahisar Terakki Servet Bankası,
    • Denizli İktisat Bankası,
    • Egebank,
    • Efesbank,
    • İzmir Esnaf ve Ahali Bankası,
    • İzmir Halk Sandığı,
    • Manisa Bağcılar Bankası,
    • Millî Aydın Bankası,
    • Akseki Ticaret Bankası,
    • Ankara Halk Sandığı,
    • Eskişehir Bankası, Konya
    • İktisad-i Millî Bankası,
    • Aksaray Halk İktisat Bankası,
    • Niğde Bankası,
    • Bor Esnaf Bankası,
    • Ermenek Ahali Bankası,
    • Karaman Çiftçi Bankası,
    • Kayseri Millî Bankası,
    • Kırşehir Ticaret Bankası,
    • Nevşehir Bankası,
    • Ürgüp Zürra ve Ticaret Bankası,
    • Adapazarı Emniyet Bankası,
    • Kocaeli Halk Bankası,
    • İstanbul Esnaf Bankası,
    • Üsküdar Bankası,
    • Lüleburgaz Birlik ve Ticaret Bankası,
    • Karadeniz Bankası,
    • Kastamonu Bankası,
    • Trabzon Bankası,
    • Diyarbakır Bankası,
    • Elazığ İktisat Bankası,
    • Mersin Ticaret Bankası,
    • Şarkîkaraağaç Bankası,
    • Çaybank…

    ***

    Bu bankalar Anadolu’nun her yerindedir.

    Kırsal bölgelerin, yoksul bölgelerin kalkınmasıdır esas olan.

    1923-1938 yılları arasında kurulan bu bankaların bölgelere göre dağılımı şöyle idi;

    • İç Anadolu Bölgesi’nde 12 banka.
    • Ege Bölgesi’nde 9 banka.
    • Marmara Bölgesi’nde 6 banka.
    • Karadeniz Bölgesi’nde 5 banka.
    • Akdeniz Bölgesi’nde 2 banka.
    • Doğu Anadolu Bölgesi’nde 1 banka.
    • Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde 1 banka.

    AKHİSAR TÜTÜNCÜLER BANKASI

    Akhisar Tütüncüler Bankası da, Cumhuriyetin kurduğu işte bu bankalardan biridir.

    Devlet desteği ile üreticilere kurdurulmuştur.

    Ana sözleşmede şunlar yazmaktadır;

    “Bankanın kurucularının tamamının Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda olması ve hisselerin tamamının nama yazılı olması gerektiği” belirtilmişti.

    “Banka, kendi hisse senetlerini satın alamayacak, teminat veya rehin olarak da kabul edemeyecektir… Sermayenin bir mislinden daha fazla artırılması gerektiğinde hükümetten izin alınması gerekmektedir.”

    Sözleşme, bankayı ele geçirecek oyunların önünü kesmeyi amaçlıyor.

    Bankanın maki oyunlarla köylünü dışlamasının önüne geçmek lazımdır.

    Hissedarların oyunlarla birbirine çelme atmasının önüne geçmek lazımdır.

    Bankanın kuruluş kararnamesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün de imzası vardır.

    Banka üretim içindir, köylüler içindir ve köylülerin elinde kalacaktır.

    Amaç budur.

    7 Eylül 1924 tarihinde kurulur banka.

    Bankanın ana sözleşmesi, bu özellikleri ile diğer bankalara esin kaynağı olur.

    Ana sözleşme, elden ele dolaştı.

    Atatürk, devrimin önderlerinin de bu üretici örgütlerinin içinde olmasına, kurucularla, emekçilerle birlikte olmasına özel önem veriyor.

    Devrimin önderleri, hem halkın, yerel sorunların içinde olacaklardır, hem de devletin ve devrimin önder gücü, yerel çalışmaya taşınmış olacaktır.

    Yerel milletvekilleri ve belediye başkanlarının yanında, Celal Bayar, Mahmut Esat Bozkurt, Mustafa Necati, Şükrü Saraçoğlu, Şükrü Kaya, Abdülhalik Renda, tütün üreticisi köylülerle birlikte Akhisar Tütüncüler Bankası’nın kurucuları arasındaydır.

    Kurulduktan sonra Banka, 1930 yılına kadar tek şube olarak Akhisar’da faaliyet yapar.

    Daha sonra Kırkağaç, İzmir, Muğla, Gördes, Borlu, Çeşme, Selçuk ve Saruhanlı’da şubeler açarak Ege Bölgesi’nde önemli bir banka haline gelir.

    Banka sadece üreticilere kredi vermekle kalmaz.

    Kurduğu işletme ile bizzat üretime ve pazarlamaya da yönelir.

    1942 yılında Akhisar Ticaret Türk A.Ş adını alır

    Tütünü üretmeye, satın almaya, işlemeye ve ihraç etmeye başlanmıştır artık.

    1954 yılında, yöre bankası olmaktan Türkiye’deki tüm tütüncülerin bankası olmaya doğru sıçrar, adı, “Türkiye Tütüncüler Bankası” olarak değiştirilir.

    1955 yılında da Genel Müdürlük İzmir’e taşınır.

    KÜLTÜREL KALKINMA

    Atatürk Cumhuriyeti, kamu kurumlarını sadece imalat atölyeleri olarak düşünmemiştir.

    Her fabrika, her işletme, bir kale olacaktır.

    Halkı bilinçlendiren, sosyal hayatlarını güçlendiren, eğitimli, kültürlü, sanatla ve sporla kucaklaşmalarına önderlik yapan, halk devrimin kaleleri olacaktır.

    1980 sonrasındaki özelleştirmecilerin sattığı, ya da kapattığı işletmelerin, fabrikaların defterlerini aralayın, hepsinde bunları göreceksiniz.

    Tütün Bank da böyleydi.

    Çocuk Tiyatrosu vardı.

    Çocuk Korosu vardı.

    Folklor grubu vardı.

    Spor Kulübü vardı.

    Etkinlikler, şehir şehir, köy köy dolaşır, şehir meydanlarında, olmadı traktör kasalarında sergilenirdi.

    İzmir fuarında gösteriye çıktıkları bile olurdu.

    Reji döneminin, bir lokma ekmeği bile kaçak yemeye zorladığı, on binlercesini katlettiği Türk köylüsünün, tütün köylüsünün çocuklarıydı bunlar.

    Ancak, ne kolculuk vardı artık, ne Reji, ne de kıyımlar.

    Cumhuriyet vardı şimdi.

    Ekip biçiyorlar, tiyatro yapıyor, koroda söylüyorlardı şimdi.

    Olmadı.

    Ancak olmadı.

    Reji yoktu ama özelleştirmeciler, kamu ekonomisine düşman olanlar gelmişti bu kez.

    Sadece kamu kurumlarını, işletmelerini yok etmiyorlardı.

    Bu kalelerde inşa edilen tiyatroyu da, sinemayı da, eğitimi, de, bilimi de , sanatı da yok ettiler.

    Cumhuriyet ekonomisinin kamuculuğuna düşman olanlar, 12 Eylül Amerikan darbesinin yol vermesiyle, ne banka bıraktılar, ne işletme, ne tiyatro, ne folklor.

    TÜTÜNBANK, YAŞARBANK OLUYOR

    12 Eylül sonrasında Sümerbank’ın, Etibank’ın, Çaybank’ın ve Cumhuriyetin diğer sektör bankalarının başına gelen, Türkiye Tütüncüler Bankasının da başına geldi.

    1980 yılında Türkiye Tütüncüler Bankası’nı, Yaşar Holding’e sattılar.

    1996’ya kadar Tütünbank olarak faaliyet gösteren bankayı Yaşar Holding, Sabancı’nın da önerisiyle, Tütünbank olmaktan çıkardı, tefeci bankasına dönüştürdü.

    12 Aralık 1996’da adını da değiştirdi, “Türkiye Tütüncüler Bankası Yaşarbank A.Ş.” yaptı.

    Artık bankanın köylüyle, üreticiyle, tütünle ilgisi kalmamıştı.

    Köylünün elinden alınca, onlarla bağlarını koparınca ne oldu köylü?

    Sadece banka değil, gübre fabrikaları, zirai makine fabrikaları, tütün işleyen fabrikaları da satılmıştı.

    Memlekete yabancı tütün işgaline uğrattılar.

    Köylü ekemez dikemez oldu. Terk etti köyünü, büyük şehirlerde kapıcı oldu, inşaatçı oldu, işsiz oldu, aç kaldı.

    Atatürk’ün efendi yaptığı köylü, ayaklar altındaydı artık.

    BANKANIN YOK EDİLİŞİ

    Kısa adı TMSF.

    Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu…

    Tasarruf mevduatını koruyan halim selim bir finans örgütü sanılır.

    Oysa Özal’ın 1983 yılında kurduğu bu örgüt, tıpkı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı gibi kamu kurumlarının ve özel sektörün giyotini olarak çalıştı.

    Onlarca kuruma el koymuş, kimini satmış, kimini yok etmişti.

    1999 yılında da Yaşar Bank’a el koydu TMSF.

    Egebank, YurtbankBank Kapital, Ulusal Bank ve Sümerbank’a da el koymuştu. Yaşar Bank ile birlikte bu beş bankayı bir çuvalın içine doldurdu.

    2002 yılında çuvaldaki bu altı bankayı, OYAK BANK’a devretti.

    Devredilen Oyak Bank Türk Ordusu ile, devlet ile bağlantılı diye toplumda ses çıkmadı.

    Bankaların sahipleri de ses çıkarmadılar.

    Ancak bu kez de OYAK BANK’ı satışa çıkardılar.

    Devredilen altı banka ile birlikte Türk Ordusuna ait bu bankayı kime sattılar dersiniz?

    2007 yılında ING BANK’ına sattılar.

    ING Bank, Hollanda’nın bankası.

    Türk Ordusunun bankası ve devredilen 6 ayrı banka, Hollanda devletinin bankasına ikram edilmişti.

    Özelleştirmede ihanet bu noktaya gelmişti.

    İhanetin zirvesi idi bu.

    ***

    Altı ayrı sektör bankasına el koyan, vatandaşın tasarrufunu korumakla görevli TMSF idi.

    TMSF,

    • Egebank’ı yok etti.
    • Yurtbank’ı yok etti.
    • Bank Kapital’i yok etti.
    • Ulusal Bank’ı yok etti.
    • Yaşar Bank’ı, önceki isimleriyle Tütün Bank’ı veya Akhisar Tütüncüler Bankası’nı yok etti.
    • Koskoca Sümerbank’ın bankasını bile yok etti.
    • OYAK BANK’ı, posası çıkarılarak çuval içinde kendisine haraç mezat verilen altı banka ile birlikte yok etti.
    • Ordunu bankasını Hollanda’nın ING’sine ikram etti.

    ***

    Başınız döndü değil mi?

    Serbest Piyasa ekonomisi denilen vahşet budur.

    Bugün Tütünbank efsanesini ele aldık.

    Cumhuriyet devletinin kurduğu diğer sektör bankalarının başlarına hangi çorapların örüldüğünü, nasıl birer birer yok edildiklerine dair yazılar devam edecek.

    Yazılar

    Yazılar