More

    40 YILLIK KAZIK; KDV

    Özal’ın başlattığı “Katma Değer Vergisi”, 40 yıllık uygulamanın ardından kalıcı gaspa dönüştü.
    ANAP Hükümeti 1985 yılında tüketim ürünlerinin fiyatlarına, “Katma Değer Vergisi (KDV)” diye yeni bir vergi ekledi.

    Ticaretin ve verginin denetimini sağlamak amacıyla da esnaf ve tüccara yazar kasa kullanmayı zorunlu kıldılar.

    Dönüp dolaşıp vatandaşın ödeyeceği bu ilave vergiyi, güya esnaf ve tüccar verecekti.
    Ancak ne o dönemde, ne de 40 yıllık uygulamaya rağmen bugün bile, “madem yazar kasa da koydunuz. Ürünün ne kadar satıldığını ve ne kar edildiğini görebiliyorsunuz, o halde neden hala vatandaşın sırtında bu ucube vergi” diye sormadı kimse.
    40 yıldır sürüyor bu vergiler.

    Üreticiden itibaren birçok aşamadan geçen ürünün katma değer vergisini, tüketici olarak vatandaş, yani emekçiler ödemeye devam etmektedir 40 yıldır.
    Vergi uygulaması başlatıldığında halkı şöyle ikna ettiler;
    “Siz vergisini ödeyin ve esnaftan fiş alın. Ödediğiniz KDV’yi biz size ödeyeceğiz”.
    Çaresiz kalan millet fazladan vergisini ödediği ürünler için “vergi iadesi” almak için zarf doldurmaya koyuldu.
    İlk birkaç yıl vergi iadesi diye özemeler yaptılar.

    Sonra ödenen KDV miktarının yarısını kesmeye başladılar.
    Birkaç yıl sonra da üçte ikisine el koydular.

    Halk, ticaret dünyasının kendisine ait olmayan vergilerini veriyor, ama ödediği miktarlar büyük ölçüde gasp ediliyordu artık.

    1985 yılında ANAP’ın başlattığı bu ek vergi kazığına 2002 yılına kadar bütün hükümetler devam ettiler. Vergileri sürdürmekle kalmadılar, vergi iadelerinde uygulanan gaspları da sürdürdüler.

    Bunların üzerine 2002 yılında yeni bir vergi daha geldi halkın sırtına.
    DSP-MHP-ANAP Hükümeti de “Özel Tüketim Vergisi’ni (ÖTV)” icat etti
    Ardından 2002 yılında AKP Hükümeti geldi.
    O da 23 yıldır devam ettirdi her iki vergiyi de.
    2007 yılında da AKP iktidarı, “fiş toplama, zarfa koyup getirme işini bırakın, 2008 yılından itibaren maaşlara “asgari geçim indirimi” olarak yansıtacağız” dedi
    Burada halkı ilgilendiren ikili bir oyun vardı.
    İlki “vergi iadesi” kavramı yok ediliyordu artık.
    “Asgari Geçim İndirimi” denilen aldatıcı bir kavramın içine gizlenecekti.
    İkincisi, Asgari Geçim İndirimine gizlenerek ödenen rakamın miktarı, vatandaşın satın almalar sırasında ödediği fazladan vergilerle uzaktan yakından ilgisi yoktu.

    Ödenecek rakamı iktidar belirliyordu.
    AKP’nin bu adımı, vatandaş ölçeğinde “vergi iadesi kavramının” ismen ortadan kaldırılması idi…

    Fiilen yok etmenin de ön adımı idi.

    Nitekim bu tespit yorum olmaktan çıktı. AKP İktidarı KDV ödemesinin her şeklini fiilen ortadan kaldırdı.

    25 Aralık 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7349 Sayılı Kanun ile emekçilerin ve halkın ödediği KDV’ler için yapılan ödemeyi, Asgari Geçim İndirimi ile birlikte tümüyle ortadan kaldırarak yok etti.

    Vatandaşa ödeme 2021 yılında yok edildi ama vatandaş için KDV ve ÖTV denilen ucube vergilere 2021 yılında son vermediler.

    Vatandaş için KDV ve ÖTV, iadesi alınamayan kalıcı kazığa dönüşmüştü artık.

    *

    KDV uygulamasının 40. yılındayız.

    23 yıl boyunca da AKP iktidarı, KDV ve ÖTV gibi vatandaşın boynundaki ek vergilerden beslendi.

    AKP’nin uçuruma götürdüğü ekonomiyi bu ek vergiler bile kurtarmıyor artık.

    2023 yılından itibaren de her alanda göstere göstere ve büyük oranlarda yeni vergiler getirdiler.

    1980’lerde Özal’ın ANAP iktidarının utangaç şekilde “kemer sıkmalar” diye başlattığı ek vergiler, AKP iktidarı döneminde utangaç olmaktan çıktı, “kemer sıkma” ölçüsünden “boğaz sıkma” boyutuna vardı, utangaç olmaktan da çıkarak ulu orta saldırıya dönüştü.

    Katma Değer Vergileri Özal’ın ANAP Hükümetinin sonunu getirdi.

    Boğaz sıkan vergiler ise AKP iktidarının sonunu getirecek gibi görünüyor.

    Yazarın Son Yazıları

    Yazılar

    Yazılar

    spot_img