Tarımda ve sanayide makineleşme başladığından beri insanlığın temel sorunların biri, kendini giderek daha fazla dayatıyor, görmezden gelenlerin bile kaçamayacağı hızla belirginleşiyor.
Dün makineleşme idi, bugün ise robotlar ve yapay zeka…
Dün bunların yaratıcısı olan işçi sınıfı daha az sayıda sokağa atılıyordu, bugün ise yığınlar haline.
İşçi sınıfının yarattığı teknoloji işverene daha fazla kazanç, daha büyük zenginlik sağlarken, kendisine sokağa atılma, işsizlik ve açlık olarak dönmektedir.
Hemen her sektörde işçinin yerini robotlar, makineler almaya başladı.
Sadece birkaç işçinin çalıştığı tobotlu, yapay zekalı “karanlık fabrikalar” giderek çoğalıyor.
Dışarıda ise, büyüyen toplumsal yoksullaşma, büyüyen işsizlik.
Soru şu;
İnsanlık bu üstün üretimi yaratan işçileri aç biilaç sokağa atarak mı ilerleyecek, yoksa gelişen teknolojinin yarattığı üretim artışı, sağlanan daha fazla kazanç ve zenginlik, başta robotların işini elinden aldığı işçiler olmak üzere toplumun tamamının yararına, refahına mı sunulacak?
Dün kaçılan bu soru, bugün artık kaçılamaz hale gelmeye başlamaktadır.
İşçisi işvereni ve sendikaları ile çalışma hayatı ve toplum, bu sorunu kaçınılmaz olarak tartışacak artık.
Sermayenin iktidarları hala görmezden geliyor, sermayedarlar hala görülmesini önlemeye çalışıyorlar.
Ancak, güneşi balçıkla sıvanamaz.
Üretilen değerlerin nasıl bölüşüldüğü sorunu, her geçen gün daha kuvvetli olarak toplumun ana sorunu, sınıf mücadelesinin ana başlıklarından biri olacak.
Herkese düşen, gözleri kapatmak, görmezden gelmek değil, bütün toplumun yararına çözümler üretmektir.
