Divriği Sivasa 180 km uzaklıkta, 10 bin nüfuslu ,tarihi eserleri olan ,tarih kokan bir ilçemiz.
1970’lere kadar karayolu olmayan, rahmetli Nuri, Naci Demirağ kardeşlerin hayat verdiği bir ilçemiz.
Nuri Demirağ bey 1937’de ortaokul yaptırmıştır, 1937’de demiryolunun Divriği’den geçmesini sağlamıştır.
Naci Demirağ bey ilçeye 15 km uzaklıktan su getirmiştir.
Divriği demir madeni ile de ünlüdür.
Divriği Demir madenleri 1937’de işletmeye açılmıştır.
Uzun yıllar Türkiyenin demir ihtiyacının % 65’ini Divriği madenleri karşılamıştır.
Çalışan sayısı 2500 işçiye kadar yükselmiştir.
İşletme bünyesinde işçi ve memurlara yönelik lojmanlar yatakhaneler, lokaller vardı. Ekonoma denilen alışveriş merkezi, kâr amacı gütmeyen marketti.
Cürek, Asma köprü, Taşbaşı, Selavattepe lojmanları vardı.
Özellikle Cürek mahallesi sosyal yaşama örnek olarak gösteriliyordu.
Divriği’nin demiri şairlere, ozanlara ilham vermiş, şiirlere, türkülere konu olmuş, hakkında sosyolojik araştırmalar yapılmıştır.
12 Eylül’ün darbecileri işçilerin haklarına çökmekle kalmamışlardır.
İktidarı teslim ettikleri T.Özal Cumhuriyetin dişi, tırnağı ile yaptıklarını hedefe koymuştur.
İşçiler çok para alıyor, kurumlar zarar ediyor derken bir yandan yandaşlarını Divriği madenlerine işe almışlardır.
Özal ve T.Çiller döneminde işçiler zorunlu emekli edilerek, özelleştirme denen talana zemin hazırlanmıştır.
Div Pelet /Divriği Demir Çelik/ 1997’de özelleştirilebilir kurumlar kapsamına alınmıştır.
2000’li yıllarda sendika “Allah bereket versin” diyenlerin eline geçmiş, işverene uyumlu faaliyet yürütmüşlerdir.
Maden özelleştirilirken suskun kalmışlardır.
2004 yılında Div Pelet özelleştirildi. İşçilerin tazminatları ödendi. İşçilere başka kurumlara geçme hakkı tanındı. Maden bir anda boşaldı.
Alan şahıs çalışan iş makinalarını, devasa ambarlardaki yedek parçaları hurdaya sattı, parasını çıkardı.
Yüzlerce lojman ve sosyal tesisleri olan Cürek sahipsiz kaldı, talan edildi.
Şimdi hayalet mahalle gibi.
Maden, Oyak, Erdemir, Ermadenin taşeronları tarafından 2025 yılına kadar çalıştırıldı.
İlk başta 18 işçinin iş akdi fes edildi, ilçeden tepki gelmeyince “Kapatıyoruz” dediler.
Gerekçe, üretim, işçi maliyetleri artmış.
O zaman demiryolu ile taşınması gereken cevheri neden tırlarla İskenderun’a taşıyorsunuz.
Hafriyat yapmadan köstebek gibi oydunuz her yeri.
Divriği’nin ekonomisi geçimi 1940’lardan itibaren maden işçisi üzerinden şekillenmiştir.
Madenden emeğimizin karşılığı olarak aldığımız paralar ile çocuklarımıza eğitim sağladık.
Ne gariptir ki Divriği’nin esnafı madene dün de bugün de sahip çıkmamıştır.
Bir tarih, kültür göz göre göre yok olmaktadır.
Divriği madendir
Maden Divriği.
10 Aralık’ta tertiplenen yürüyüşte işçiler bile yokmuş.
700 işçi, aileleri 1500 kişi olması gerektirdi.
Belediye siyasi partiler öncülüğünde basın açıklaması yaptı, sonra İstanbul ve Ankara’daki dernekler, DİSK devreye sokuldu.
Konunun asıl sahibi belediye, işçiler, Divriği halkı ve siyasi partilerdi.
Belediye öncülüğünde Divriği merkezli bir tertip komitesinin yapacağı eylemin daha kucaklayıcı olacağını düşünüyorum.
Madenin kapanması Divriği’de ekonomik ve sosyal bir çöküşe sebep olabilir.
Benim de 25 yıl çalışıp emekli olduğum madeni mevcut iktidar talan etti, yok ediyor.
Cumhuriyetin kurumlarını yok edip, sözde yerli, milli nutukları atmak garabettir.
Divriği’nin madencileri, demir dağlarını söktü
Ülkenin kalkınmasına katkı koydular.
Madenin yok edilmesi, yolu Divriği madenlerinden geçen on binlerce emekçinin, Divriği’de ve dışarıda yaşayan yüz binlerce Divriğilinin yüreğinde sızı olarak kalacaktır.
Yazarın Son Yazıları
