More

    MARKET EMEKÇİLERİNİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: HAK, ADALET VE İNSANLIK İSTİYORLAR

    Ülkenin bütün yükünü omuzlayan market çalışanlarının ne yemek saatleri belli ne de tatil günleri… Ağır şartlarda çalışıyor, dinlenecek vakit bulamıyorlar. Müşterilere yetişmek, memnuniyet sağlamak için bir reyondan diğerine koşuşturuyor, canları çıkırcasına emek veriyorlar. Fazla mesai yapıyorlar ama karşılığında mesai ücretleri ödenmiyor. Üstelik zorunlu ve ağır çalışma koşulları altında her geçen gün biraz daha tükeniyorlar.

    Çoğu markette çalışan sayısını 4’ten 3’e düşürdüler, yükün büyük kısmı çalışanların sırtına bindi. İş çok, maaş az; gün geçtikçe yıpranıyorlar. Bir buçuk saatlik molalarını bile kullanamıyorlar. Mola istediklerinde patron temsilcisi olan müdürler “Evde yaparsınız” diyerek izin vermiyor. Ayla Hanım, özel hayatın ne olduğunu unutmuş durumda; çocuklarını gördüğünde ancak içindeki yük hafifliyor. Ayla Hanım gibi nice emekçi, raflar arasında koşuştururken ağır kolileri kaldırıp sağlığından oluyor. Tek istekleri, seslerinin duyulması.

    Ayla, evladını iyi şartlarda büyütebilmek için bu zorlu işte çalışıyor. Evladının geleceği, onun da geleceği olmuş. Eve yetemez hale gelmesine rağmen iş yerindeki ağır şartların etkisiyle sağlık sorunları büyüyor. O da diğer emekçi kadınlarımız gibi evine hastalık değil, bir tebessüm götürmek; mutlu, sağlıklı bir hayat yaşamak istiyor.

    Marketlerde çalışan işçi kardeşlerimizin ne zorluklarla mücadele ettiği her gün sosyal medyada ve ulusal medyada yayınlanıyor. Üç harfli marketlere bir yenisi daha eklendi, ama çalışma şartları daha da zorlaştı. Marketler onlara mezar değil, ekmek kapısı olmalıdır. Patron temsilcileri çalışanların bu zorlu şartlarını iyileştirmeli, ücretler artırılmalı, düzen sağlanmalıdır.

    Raflar arasında koşuşturmakla yorulan market çalışanları artık hak ettikleri hakları istiyorlar. Düşük maaşlarla geçinemiyorlar, insanca yaşayabilecekleri bir ücret ve marketlerde düzenli, adil bir çalışma sistemi talep ediyorlar.

    “Rafları Biz Dolduruyoruz, Hayatlarımız Boşalmasın!”

    Artık duyulma zamanı!

    Market işçileri köle değil, emekçidir.

    Onlara insanca çalışma saatleri, adil ücret, gerçek mola hakkı ve güvenli çalışma koşulları sağlanmalıdır.

    Ayla’nın ve onun gibi binlerce emekçinin sesi bir gün değil, her gün duyulmalıdır.

    Çünkü onların omuzlarında taşıdığı yük, bu ülkenin yüküdür.

    Yazılar

    Yazılar

    spot_img