Tekgıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, 27 Eylül 2025 tarihinde yapılacak Olağanüstü Genel Kurul öncesi Ulusal Kanal’da yayımlanan Ezber Bozan programına konuk oldu. Programda, sosyal medya üzerinden yürütülen karalamalar gündeme geldi. Ulusal Kanal Haber Müdürü İlker Yücel’in sorularını yanıtlayan Genel Başkan Türkel, sendikanın mülk satışlarına dair iddiaları detaylı şekilde açıklarken, bu sürecin nedenlerini ve alınan kararların arkasındaki ekonomik gerekçeleri kamuoyuyla paylaştı.
‘SENDİKANIN GELİRLERİ SİYASİ OPERASYONLA KESİLDİ’
Türkel, sendikanın geçmişte karşılaştığı ekonomik zorlukları hatırlatarak, 2005 yılında genel başkan olduğu dönemde Tekel’in özelleştirilmesiyle birlikte sendika için zorlu bir sürecin başladığını ifade etti. Özelleştirme sürecinde önce içki ve sigara fabrikalarının, ardından yaprak tütün işletmelerinin kapatıldığını belirten Türkel, bu gelişmelerin ciddi gelir kayıplarına yol açtığını vurguladı. 2008 yılında Çaykur’da siyasi iktidarın Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı Özgıda-İş Sendikası aracılığıyla Tekgıda-İş’in yetkisini düşürmeye yönelik bir operasyon yürüttüğünü belirten Türkel, bu operasyonun sendikaya hem mali hem de örgütsel açıdan büyük zarar verdiğini ifade ederek şu sözleriyle süreci özetledi: “Çaykur’da siyasi iktidarın Hak İş’e bağlı Özgıda-İş Sendikası eliyle yapmak istediği ve bizim yetkimizin düşürülmesi için oradaki bir sendikal operasyon ve bu operasyonların bizde yarattığı maliyetler… Bu operasyonlar sonucunda kamu ağırlıklı bir sendikanın üyelerinden gelen aylık gelirlerin, aidatların siyasi iktidar tarafından bloke edilmesi ve sendikanın adeta yaşayamaz hale getirilmesinin sürecidir bu.”
‘SATIŞ KARARLARI YÖNETİM KURULLARIYLA ALINDI’
Sendika gelirlerinin kesildiği bir dönemde sendikanın 113 şubesi ve 7 bölge şubesi bulunduğunu, bölge şubelerinde 4 ila 5 kişilik yönetim kurullarıyla toplamda 34-35 profesyonel yöneticinin görev yaptığını belirten Türkel, ancak bu geniş örgütlü yapının bulunduğu alanlardan hiçbir gelir gelmediğine dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti: “Yapabilecek bir şeyiniz yok. İnsanlar, yöneticileriniz evine ekmek götürmek zorunda. Aidatlar gelmiyor diye yöneticileri açlığa terk edemezsiniz. Sendika o gün kendi kaynaklarını kullanmaya başladı. Ne yaptı? Kendi kaynaklarını kullanırken de kendi mal varlığını sattı. Mülklerin her biri için en yüksek teklifleri alarak en iyi fiyatlara sattı.”
Türkel, bu kararın o dönemki yönetim kurullarıyla alındığını ve amacın sendikayı ayakta tutmak olduğunu tekrarladı.
