More

    GÜCÜNÜ DEVLETİN TASFİYESİNDEN ALAN İKTİDAR VE ÇÖZÜLME SÜRECİ

    Cumhuriyetin kurumları ve toplumsal düzeni, İkinci Dünya Savaşı sonrasında, emperyalizmin neoliberal saldırısının hedefindeydi. Ulusal sınırları ve rejimleri hedef alan emperyalizm, ülkemizde Kemalist Devrim’in ve ona yaslanan devrimci kuvvetlerin karşısına, işbirlikçi sermaye gruplarının iktidarları ve ideolojileriyle çıktı. Bu iktidarlar toplumsal desteğini feodal kalıntılar ve serbest piyasa temsilcilerinden alarak kapsamlı, ideolojik bir karşı-devrim pratiği ve yığınağı elde etti. Ülkemizde Menderes-Özal-Erdoğan çizgisinin temsil ettiği bu yığınak toplum-devlet ilişkilerini çözerek, gladyo operasyonlarıyla, özelleştirmelerle, Siyasal İslam’ın kurumlara sızması/iktidara gelmesi ve emperyalist bağımlılık projeleriyle oluştu. Cumhuriyet’in ve onun “Devlet”inin tasfiyesi bu çizginin emperyalizmle organik bağını ve iş birliğini teşkil etmekteydi. AKP’nin mafya-tarikat-ranta dayanan yağma düzeni, planlı hukuksuzluğu, MHP-HÜDAPAR-DEM/PKK ve emperyalizm ile birleşen gerici-bölücü anayasa ittifakına ulaşan süreç işte bu bütünlükte oluştu. Bu denklemde “devlet” çözüldükçe iktidar güçleniyordu. İktidar güçlendikçe “devlet”i zayıflatıyordu.

    Başkanlık rejimi ile en ileri aşamaya geçen karşı-devrim sürecinin “Devlet”i tamamıyla ortadan kaldırması için şimdi bir anayasaya ve bu anayasa üzerinden dolaylı bir “rıza”ya ihtiyacı bulunmakta. Bu rıza, üç kuvvetin(emperyalizm-AKP-PKK) çıkarlarının kesişiminde, neoliberalizm-siyasal islam-kimlik noktasında şekillenen bir anayasayı “Terörsüz Türkiye” ve “Barış” maskesiyle topluma dayatılmaktadır. Mevcut anayasal düzen ve hukuk sisteminin dışına çıkarak muhalefete ve halka yapılan operasyonlar, “zor” kullanımı, üç kuvvetin Türkiye’nin geleceğine dönük planlarının/hesaplarının yansımasıdır. Mevcut otokratik tahakkümün anayasallaşması başka bir deyişle hukuksal boyutunun tamamlanması bu “rıza-zor” ile sağlanmaktadır.

    Cumhuriyetin kurucu ilkelerine bağlı olarak halk egemenliği, bağımsızlık ve ulusal bütünlük tehdit altındadır. Emperyalizmin bölgeye müdahalesinde PKK’nın rolü ve talepleri ile AKP’nin ekonomi-politik aciziyeti/çıkar arayışı kesişmektedir. Bugüne kadar cumhuriyete dair ne varsa saldırmış ama aynı zamanda geçmiş kazanımları talan ederek, kendisine sermaye etmiş AKP, sermayeyi tüketmiştir (Devlet-Akp ters orantısının bir sonucu olarak). Artık yeni bir sermaye bulması ve yarattığı mafya-tarikat-rant canavarını beslemesi gerekmektedir. Amerikan emperyalizminin AKP ‘ye attığı can simidi; Suriye’nin ve İran’ın bölünmesi projesidir. Suriye’nin bölünmesi projeyi hayata geçirirken İran’a yönelen sürecin hazırlıkları yapılmaktadır.

    Hem 27 Şubat Öcalan Mektubu hem 5-7 Mayıs PKK Fesih Metni üç kuvvetin kesişim noktasında bir bütünlük ve devamlılık sağlamaktadır. PKK metni gerçek hedefi gözler önüne sererken, Öcalan Mektubu buna zemin hazırlamıştır. Öcalan; “200 yıllık kapitalist modernite”nin ve “Cumhuriyetin tek tipçi yorumları”nın, Türk-Kürt ittifakını parçalamayı esas aldığını belirterek demokratik devrimleri ve cumhuriyeti suçlarken PKK; bağımsızlığımızın, demokratik devrimimizin ve cumhuriyetimizin temeli olan Lozan Antlaşması’nı ve 1924 Anayasası’nı hedef göstermesi bir bütünlük göstermektedir. Öcalan’ın Türk-Kürt ilişkilerini “inançları göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir”, “Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür.” İfadeleri PKK’nın “Lozan Antlaşması’nın ve 1924 Anayasası’nın öncesini referans” göstermesi AKP’nin “yeni anayasa”sıyla birleşmektedir.

    Değerlendirmeyi daha da uzatmak mümkün. Akp’lilerin her fırsatta dile getirdiği “yeni anayasa” ile Öcalan Mektubu ve PKK metni üst üste konulduğunda emperyalizmin 80 yıldır Türkiye’ye dayattığı ve BOP projesiyle tanımlanan plan ortaya çıkacaktır. AKP’nin bir milli güvenlik sorunu haline geldiğini ve denklemin Cumhuriyet-AKP ters orantısıyla ilerleyeceği görülmektedir.

    Yazılar

    Yazılar

    spot_img